YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19075
KARAR NO : 2012/20402
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal
Hüküm : Beraat
Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 132/1-1. cümlesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için, belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmemeleri gerektiği yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, gizliliği sağlamaya özen gösterip, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; özel hayata ilişkin olsun ya da olmasın, başka kişi veya kişiler tarafından, özel bir çaba gösterilerek, doğrudan veya dolaylı şekilde (zarfı açılmadan ışığa tutulan mektupta olduğu gibi), okunmak veya dinlenmek suretiyle öğrenilmesi gerektiği; aynı maddenin 2. cümlesinde ise, anlaşılabilir olsun ya da olmasın, başkalarının haberleşme içeriklerinin kaydı, yani; yazı, ses, görüntü, özel işaretler gibi ortak sembollerin, başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; ses veya görüntünün, manyetik bant üzerine, yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, kopyasının alınması, elektronik iletinin taşınabilir belleğe veya CD’ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi ayrı bir suç olarak düzenlenmiş olup, bu madde kapsamında yer verilmeyen kişinin kendisiyle yapılan haberleşme içeriğini kaydetmesi eyleminin, koşulları bulunduğu takdirde, 5237 sayılı TCK’nın 134/1-2. cümlesi, içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunması eyleminin ise 5237 sayılı TCK’nın 132/3. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği; ancak, kişinin, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda, örneğin; kendisine karşı işlenmekte olan (cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suç söz konusu olduğunda ya da kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştiren tarafın bilgisi ve rızası dışında, konuşma ve haberleşme içeriklerini veya özel hayata ilişkin ses ve görüntülerini dinleme, izleme ya da kaydetme eylemlerinde, kişinin hukuka aykırılık bilinciyle hareket ettiğinden söz edilemeyeceği,
Bu açıklamalar ışığında, oluşa ve dosya içeriğine göre; iş ortağı olan katılanın kendisine saklaması için verdiğini ifade ettiği 67.000 TL’lik senedi, katılandan olan borcuna karşılık elinde tuttuğunu beyan edip, iade etmemekle tehdit suçunu işlediği iddiasıyla yargılanmakta olan sanığın, iddiasını ispatlamak amacıyla, iddiaya konu senetle ilgili katılanla aralarında geçen telefon görüşmesini kaydedip, bu kayıttan oluşturduğu CD’yi, katılanın rızası dışında, müdafii aracılığıyla, davanın görülmekte olduğu mahkemeye delil olarak sunmasından ibaret eylemin, sanığın kendisiyle yapılan haberleşme içeriğini kaydetmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 132/1-2, iddiaya konu kayıtların özel hayata ilişkin ses ve konuşmaları içermemesi nedeniyle de aynı Kanunun 134. maddeleri kapsamında değerlendirilemeyeceği, katılanla aralarında geçen telefon görüşmesini içerir CD’yi, savunmasını desteklemek amacıyla mahkemeye delil olarak sunmaktan ibaret eyleminin bu aşamadan önce, başka bir kişiye verdiği veya dinlettiği konusunda bir iddia ya da delil bulunmadığından, anılan Kanunun 132/3. maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, sanığa atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığını kabul ve takdir eden, yerel mahkeme kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmayıp, katılan vekilinin eksik incelemeyle karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK’nın 223/9. maddesi de nazara alınarak, beraate ilişkin hükmün tebliğnamedeki isteme uygun olarak ONANMASINA, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.