YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21511
KARAR NO : 2012/21546
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin, sanığın yüzüne karşı verilen hükmü 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 06/11/2009 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanığın, Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 15/07/1992 gün, 1256 sayılı ve 14/10/1993 gün, 1550 sayılı kararları ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen yere briketten tek katlı bir ev ve ahır yaptığı, savunmasında bu ev ve ahırın 1990 yılında babası tarafından yapıldığını, 2000 yılından itibaren de kendisi tarafından kullanıldığını beyan etmiş ise de, dosya kapsamında mevcut fen ve inşaat bilirkişilerince ortak düzenlenen 08/12/2006 tarihli raporda, suça konu yapıların bir yıllık görünümünde olduğunun belirtildiği, atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, bilerek ve kasıtlı olarak evi ve ahırı yapmadığına, bunların kendisine babası tarafından bırakıldığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hüküm tarihinde yürürlükte olan 5728 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanunda getirilen değişiklikler tartışılıp lehe kanun değerlendirmesi yapılmaksızın hüküm tesisi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanık müdafinin temyizi üzerine, hükmün sanık lehine bozulması nedeniyle bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılması yerine sanıktan tahsiline karar verilerek 5271 sayılı CMK’nın 325. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.