YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22737
KARAR NO : 2013/19009
KARAR TARİHİ : 11.07.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 1- Taksirle yaralama suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 89/4, 22/3. maddeleri gereğince mahkumiyet.
2- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 179/2-3, 53/1-a-b-c-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Taksirle yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 89. maddesinin 1. fıkrasındaki “Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, taksirle yaralama suçunda, bu suçun mağdurunda meydana gelen yaralanmanın tespiti için adli rapor düzenlenmesinin zorunluluk olmadığı, katılan ve müştekinin, gerek kollukta, gerekse duruşmada verdikleri beyanlarında, kaza nedeniyle yaralandıklarını ifade ettikleri, dosya içinde bulunan ve katılan ve müştekinin basit şekilde yaralandıklarını belirten geçici adli raporlarda da bir isabetsizlik görülmemesi karşısında, tebliğnamede yer alan, müşteki ve katılanın olay nedeniyle cismani bir yaralanma geçirmedikleri ve taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasını öneren (1) numaralı görüşe; her ne kadar sanığın sürücü belgesi suç tarihinde geçici olarak iptal edilmiş ise de, bu durumun taksirli suçtan mahkumiyet halinde 5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesine göre geri alınmasına engel teşkil etmeyeceği halde bu gerekçe ile sanığın ehliyeti geri alınmamış ise de, temyiz edenin sıfatı dikkate alınıp, bu husus bozma nedeni yapılmayarak tebliğnamedeki bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Sürücü belgesi daha önce alkollü … kullanmış olması nedeniyle geri alınmış olan sanığın, olay tarihinde 217 promil tespit edilecek miktarda alkol alıp kamyonu ile trafiğe çıktığı, olay yeri olan Sincan Yenikent Cezaevi ışıklı kavşağında kırmızı ışıkta beklemekte olan katılanın ve müştekinin içinde bulunduğu araca çarparak her ikisinin basit şekilde yaralanmalarına neden olduğu, bu kazadan sonra sanığın alkollü olması ve ehliyetinin bulunmaması nedeniyle olay yerinden kaçtığı, yaklaşık bir km sonra aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjde bulunan bir ağaca ve elektrik direğine çarparak durabildiği, oluşan bu ikinci kazada devrilen elektrik direğinden bir aracın maddi hasar gördüğü olayda, sanığın taksirinin yoğunluğuna göre, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininde ve bilinçli taksirin koşullarının oluştuğunun kabulünde isabitsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Karıştığı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasından sonra olay yerinden kaçıp yaklaşık bir kilometre ileride maddi hasarlı ikinci bir kazaya neden olan, yapılan ölçümde 2.17 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, almış olduğu alkolün etkisi ile güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanığın bir nedene dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, koşullu salıverilen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, sanığın bu haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının altıncı paragrafının “Sanığın 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, d, c ve e bentlerinde belirtilen haklarından, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri hariç olmak üzere, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde düzeltilmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.