YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2434
KARAR NO : 2012/20745
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-e, 62, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, yeşil ışıkta geçtiğine, kazaya katılanın neden olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 03.02.2010 tarihli duruşma zaptının zabıt katibi tarafından imzalanmaması sureti ile 5271 sayılı CMK’nın 219/1. maddesine aykırı davranılması,
2- Katılanın olay nedeni ile hayati tehlike geçirdiğinden bahisle, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 89/2-e maddesi uygulanarak hüküm kurulmuş ise de; dosyada mevcut Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesinin 08.08.2007 tarihli geçici raporuna göre, katılanın sadece hayati tehlikesi bulunduğunun belirtildiği ve ancak yaralanmaya ilişkin hangi bulguya dayanıldığının anlaşılamadığı, raporun yetersiz olduğu görülmekle, katılana ait tüm tedavi belgelerinin celbi ile yaralanmasının niteliği ve yaralanması nedeni ile hayati tehlike geçirip geçirmediği konusunda en yakın adli tıp kurumundan rapor alınması, sonucuna göre de sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma sonucu sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanığın kırmızı ışık ihlali sureti ile tam ve asli kusurlu olarak katılanın yaralanmasına neden olduğu sabit olduğu halde, eylemin bilinçli taksirle işlendiğinin kabulü ile 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.