Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/25234 E. 2012/26873 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25234
KARAR NO : 2012/26873
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/1-2, 5237 sayılı TCK’nın 35, 62, 50/1-a, 52/2 maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, suç tarihinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen … ile birlikte, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı niteliğinde bulunmayan ve sit alanı olduğuna dair tescil kaydı mevcut olmayan dava konusu Seydişehir ilçesi, Kızılca Köyü, Pınarbaşı mevkiinde, dedektör ile arama ve üç ayrı noktada 20-30 cm çapında kazı yaptıkları sırada, olay yerinde gezmekte olan tanıklar …, … ve Kadir Şahin tarafından görüldükleri, sanık ve …’in tanıkları görünce jandarma olduklarını düşünerek önce kaçmaya çalıştıkları, dana sonra tanıklar tarafından durduruldukları, sanık ve …’in kazı yaptıklarını ve define aradıklarını söyleyerek tanıklardan jandarmaya haber vermemelerini istedikleri, akabinde sanık … Ağar adına kayıtlı araç ile olay yerinden ayrıldıkları, tanıkların kazı alanına yakın bir yerde siyah çanta içerisinde emanette kayıtlı eşyaları buldukları, sanık ile …’in tekrar tanıklar ile karşılaştıklarında siyah çanta içerisinde bulunan eşyaları kendilerine vermelerini istedikleri, tanıkların olayı jandarmaya bildirdiklerini söylemeleri üzerine tekrar araç ile olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılmış olup, tanıkların jandarmada ve keşif sırasında alınan beyanları ile teşhis ve olay yeri tespit tutanakları dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sübuta erdiği kabul edilmekle, tebliğnamede mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek, lehe kanun karşılaştırması yapılırken 5728 sayılı Kanun ile değişik, 2863 sayılı Kanunun 74/1-2 maddesine göre cezanın belirlenmesi sırasında, 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesine göre cezada indirim yapıldığı halde, değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesi uyarınca belirlenen cezada, teşebbüs hükmüne göre indirim yapılmayarak, lehe kanun karşılaştırmasında hata yapılmak
suretiyle sanık hakkında fazla cezası tayini ile gerekçeli kararda 5728 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 2863 sayılı Kanun hükümlerinin sanık lehine olduğu belirtilirken kısa kararda 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 74/1-2 maddesinin uygulanması suretiyle çelişkiye neden olunması,
2-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki hüküm fıkrasının bir numaralı paragrafındaki kanun hükmünün “suç tarihinde yürürlükte bulunan 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesi” ve ceza miktarının “1 yıl hapis ve 450 TL adli para cezası” olarak, iki numaralı paragrafındaki ceza miktarının “6 ay hapis ve 225 TL adli para cezası” olarak değiştirilmesi, üç numaralı paragrafının hükümden çıkarılması, dört numaralı paragrafındaki ceza miktarının “5 ay hapis ve 187 TL adli para cezası”olarak, yedi numaralı paragrafındaki para cezası miktarının ise “3.000 TL” olarak değiştirilmesi, hüküm fıkrasına yargılama giderlerinden önce gelmek üzere “Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 1.000 TL vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile katılan kuruma verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,11/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.