Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/26266 E. 2012/26395 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26266
KARAR NO : 2012/26395
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi

Davacı …’un maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne ilişkin hüküm ile, davacılar …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkındaki davanın tefrik edilmesine ilişkin karar, davacı…vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Davacılar …, …, …,…, …, …, …, …, … hakkındaki hükme ilişkin olarak yapılan incelemede;
Davacılar hakkındaki davanın tefrikine ilişkin kararın itirazı kabil olup, temyizi mümkün bulunmadığından, temyiz incelemesine yer olmadığına, CMK’nın 264/1 ve 2. maddesi gereğince gereğinin merciince yapılmasına,
2- Davacı…hakkındaki hükme ilişkin temyize gelince;
Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak,
Haksız tutuklamalarda gerçek maddi zararın tazminat olarak verileceği ilkesi ve soruşturma kapsamında Cumhuriyet savcılığının el koyması nedeniyle oluşan zararın, işlemin yapıldığı tarih itibariyle 5320 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince 466 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu ve anılan kanun uyarınca haksız el koymadan doğan zararın bu kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği de nazara alınarak, şirket sahibi ve ortağı olan Nevşehir Defterdarlığı vergi mükellefi olduğu anlaşılan davacının, sadece tutuklu kaldığı süreler itibariyle şirket faaliyetlerinin devam edip etmediği, devam ediyor ise, davacının şirketlerde fiilen konumunun ne olduğu, bu konum nedeniyle elde ettiği maaşın belirlenmesi, davacının şahsi zararlarının konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle, belgelendirilmeyen maddi zarar durumunda ise asgari ücretin ve hakkaniyete uygun bir miktarın maddi tazminat olarak tayini gerektiği gözetilmeyerek, maddi kazanç kaybı bulunmadığını belirten ancak yapılan hesaplamaları raporda yeterince irdelemeyen bilirkişi heyeti raporuna dayanılarak hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.