YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26646
KARAR NO : 2012/28290
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 6136 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/2,5237 sayılı TCK’nın 62, 52, 53, 58 maddeleri gereğince mahkumiyet
6136 sayılı Kanunun 13/1,TCK’nın 62, 53, 54, 58.maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık … katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A- Katılan vekilinin yalnız 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçuna ilişkin temyiz hakkının bulunduğu belirlenerek, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçuna ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın işletmeciliğini yaptığı konfeksiyon dükkanında tarihi eser bulundurduğu ve ticaretini yaptığı yönündeki ihbar üzerine usulünce yapılan aramada; işyerinde bulunan yazar kasanın arka tarafına istiflenmiş olan kazaklar arasında kısmen 2863 sayılı Kanun kapsamında taşınır kültür varlığı niteliğinde olan, 2 adet altın sikke, bir adet altın yüzük ve bir çift de altın küpe ele geçirildiği, sanığın savunmasında temyize gelmeyen sanık …’in elinde bulundurduğu eserleri satması için kendisinin aracılık yaptığını beyan ettiği dikkate alındığında; sanığın taşınır kültür varlığı ticaretine iştirak ettiği anlaşılmakla;
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken esas alınan İzmir 12. Asliye Ceza mahkemesi’nin 2007/638 E, 2008/316 K numaralı ilamın 3167 sayılı Kanunda düzenlenen karşılıksız çek keşide etmek suçuna ilişkin olduğu, hükümden sonra 03/02/2012 tarih ve 28193 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/01/2012 gün ve 6273 sayılı Kanun ile 5941 sayılı Çek Kanununa eklenen geçici 3. maddenin 7. fıkrasındaki düzenleme ile karşılıksız çek keşide etmek eyleminin suç olmaktan çıkarılmış ise de; sanık hakkında TCK’nın 51. maddesinin uygulanmama gerekçesinde “sanığın pişmanlık durumu dikkate alınarak, cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemekten çekineceği hususunda kanaat oluşmadığı” nın belirtildiği dikkate alındığında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartları oluşmadığı anlaşılmakla; bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık … katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Mahkemece tekerrüre esas alınan ilamın 3167 sayılı Çek Kanunu’na muhalefet suçuna ilişkin olması, hükümden sonra 03/02/2012 tarih ve 28193 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/01/2012 gün ve 6273 sayılı Kanun ile 5941 sayılı Çek Kanununa eklenen geçici 3. maddenin 7. fıkrasındaki düzenleme ile karşılıksız çek keşide etmek eyleminin suç olmaktan çıkarılması karşısında, sanık hakkında tayin edilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyecek olması,
2- Kendisini vekille temsil ettiren katılan … lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup,katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasından, 7 ve 8. paragraflardaki TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması, dilekçe yazım ücretine ilişkin kısmın çıkarılarak yerine, karar tarihinde geçerli olan “Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre 1100 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- 6136 sayılı kanuna aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesine gelince;
1- Oluşa ve dosya kapsamına göre sanığın işyerinde yapılan aramada bir adet tabanca, şarjörü ve 14 adet fişeğin ele geçtiği, söz konusu tabancayı taşıdığına ve satın aldığına ilişkin herhangi bir delilin de bulunmadığı dikkate alındığında; işyerinde bir adet tabanca ve mutad sayıda mermi bulundurmaktan ibaret eyleminin 6136 sayılı Kanunun 13/3. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Mahkemece tekerrüre esas alınan ilamın 3167 sayılı Çek Kanunu’na muhalefet suçuna ilişkin olması, hükümden sonra 03/02/2012 tarih ve 28193 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/01/2012 gün ve 6273 sayılı Kanun ile 5941 sayılı Çek Kanununa eklenen geçici 3. maddenin 7. fıkrasındaki düzenleme ile karşılıksız çek keşide etmek eyleminin suç olmaktan çıkarılması karşısında, sanık hakkında tayin edilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyecek olması,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.