YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/29260
KARAR NO : 2013/24970
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3, 62, 50/1-a, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet
Tebliğname düşünce : Onama
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi halinde veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yeniden hüküm verilmesi ise yanlızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi” halinde mümkündür. Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına yada önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50 veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında; somut olay değerlendirildiğinde sanık hakkında 25.11.2008 tarih ve 2008/325-309 sayılı karar ile TCK’nın 179/3-2, 62, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddeleri gereğince hüküm açıklamasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlemiş olması nedeniyle 11.10.2011 tarih ve 2011/239-379 sayılı karar ile mahkumiyetine karar verilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alındığı, 18 yaşından büyük, 65 yaşından küçük olan 1986 doğumlu sanık hakkında ilk hüküm ile TCK’nın 179/3-2, 62. maddeleri gereğince verilen 2 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin hükmün, açıklanması ile yetinilmesi gerekirken hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi 5271 sayılı Kanunun 231. Maddesinin 11. fıkrasına açık aykırılık oluşturmakta ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanığın eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, eleştiri dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.