YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/32826
KARAR NO : 2013/27464
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusur durumuna ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Gerekçeli karar başlığında, mağdur …’in ağabeyi olup, davaya katılan olarak kabulü yönünde bir karar verilmeyen …’in, katılan şeklinde gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/2-b; suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle aynı Kanunun 232/2-c maddelerine aykırı hareket edilmesi,
2- Dosya içeriğine göre; sanığın tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu mağdur …’in ağır (5) derecede ve 01.01.1991 doğumlu mağdur …’in orta (3) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları olayda, gerek soruşturma gerek kovuşturma aşamasında ifadesi alınmayan mağdur …’in, Dairemizin 03.07.2012 tarihli tevdi kararı üzerine gerekçeli karar kendisine tebliğ edildiği halde hükmü temyiz etmediği de nazara alındığında, TCK’nın 73/1. maddesinde öngörülen 6 aylık süre içerisinde usulüne uygun şikayetinin bulunamaması nedeniyle sanığın sübut bulan mağdur …’e yönelik eylemine uyan TCK’nın 89/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde, TCK’nın 89/4. maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulması,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saiki” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
4- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, sanık hakkında belirlenen tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
5- TCK’nın 53/6. maddesi gereğince sürücü belgesinin üç aydan az olmamak üzere geri alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın sürücü belgesinin 1 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.