YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4011
KARAR NO : 2012/8179
KARAR TARİHİ : 26.03.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 1-Sanık … beraat,
2-Sanık … TCK’nın 89/4,62, 53/6, 51/1-3, 53/1, maddelerince mahkümiyet, sürücü belgesinin geri alınması,
Taksirle yaralama suçundan sanık …’in beraatine, sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği zaman ve yerin mahallinde yazılması mümkün görülmüştür.
1-Sanık … hakkındaki beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
10.04.2007 günü katılanlar vekilinin yüzüne karşı tefhim edilen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süresinden sonra 04.06.2007 tarihinde temyiz edildiği, 16.04.2007 günlü temyiz dilekçesinin mahkumiyet alan sanığa yönelik olup beraat eden sanık … hakkındaki hükmün temyiz edilmediği cihetle katılanlar vekilinin vaki temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Olayın görgü tanığı …’nın 23.01.2006 günlü beyanında Ambulansın tepe lambasını yakmış ve sirenlerini çalarak geldiğini, kavşaktaki araçların ona yol vermek için durduklarını, kırmızı ışığın kime yandığını bilmediğini ancak yan yoldan Ayaş yoluna girecek araçların iki şerit halinde ambulansın geçişini bekledikleri, ve böylece ilk geçiş hakkının ambulans sürücüsü …’e ait olduğu anlaşılmakla; tanıkların yeniden dinlenerek olay sırasında trafik ışığının hangi tarafa ne renk yandığı tespitinden sonra bu konuda bilirkişi raporu veya üniversitelerin uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesini isteyen tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarını reddine, ancak;
1-Taksirle işlenen suçlarda uygulama yeri bulunmadığı gözetilmeden, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
2-Cezası ertelenen sanık hakkında belirlenecek denetim süresinin verilen hapis cezasından az olamayacağının gözetilmeyerek 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı,
Kabule göre de;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında; suçun niteliği ve hükmolunan cezanın türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.