Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/4537 E. 2012/27339 K. 14.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4537
KARAR NO : 2012/27339
KARAR TARİHİ : 14.12.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 22/3, 31/3, 62, 51, 63. maddeleri
gereğince mahkumiyet.
Mahalli Cumhuriyet savcısı
Taksirle öldürme suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii, katılanlar vekili ve Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriği ve tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere; suça sürüklenen çocuğun, arkadaşları ölen …, tanıklar … ve Hasan Güdenoğlu ile birlikte ailesinin tatilde olması nedeniyle sohbete müsait olan evlerinde oturdukları sırada, odadaki çekyatın altında bulunan babasına ait av tüfeğini çıkarıp tüfeğin iğnesinin bozuk olduğunu söyleyerek sağa sola nişan alması üzerine arkadaşlarının kendisine korktuklarını ve tüfeği yere indirmesini söylemelerine rağmen buna aldırış etmeyerek bu kez de tüfeğin haznesine üç adet fişeği yerleştirip yine korkutmak amacıyla tüfeği odadaki arkadaşlarına rastgele doğrultmaya devam ettiği sırada tanıklar Mehmet Ali ve Hasanın odanın çeşitli yerlerine kaçarak saklandığı, suça sürüklenen çocuğun eli de tüfeğin tetiğinde iken tam karşısında ayakta duran ve kaçmayan …’a doğrultulmuş tüfeğin aniden patlaması şeklinde gerçekleşen olayda, suçun subutu halinde eyleminin olası kast ile öldürme suçunu oluşturup oluşturmayacağının ve delilleri değerlendirme yetkisinin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 12. maddesi hükmüne göre Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu da gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken suç vasfı tartışılıp eylemin olası kastla işlenmediği ve bilinçli taksirin unsurlarının oluştuğu kabul edilerek yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.