YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4563
KARAR NO : 2012/25837
KARAR TARİHİ : 30.11.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 62/1, 50/1-a-4, 52. maddeleri gereğince
mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilirken, sanığın pişmanlık duyduğuna ve bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmadığının ve sanık hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrildiğinin gerekçe gösterildiği, oysa ki, şartları varsa, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinde sayılan seçenek yaptırımlardan önce uygulanması gerektiği, sanığın geçmişinde hükümlülükler bulunmadığı gibi olay nedeniyle ölenin yakınlarının şikayetçi olmadıklarını ve maddi anlamda bir taleplerinin olmadığını beyan ettikleri, olay akabinde öleni hastaneye götüren sanığın, suçunu ikrar ederek pişmanlık duyduğunu belirttiği, şikayetçisi olmayan dava konusu olay haricinde sanığın dosyaya olumsuz bir halinin de yansımadığı göz önüne alınarak, koşulları mevcut iken, “sanığın pişmanlık duyduğuna ve bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmadığı ve sanık hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek sanığın lehine olan bu düzenlemeden faydalandırılmaması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.