YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5657
KARAR NO : 2012/26362
KARAR TARİHİ : 05.12.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Yaralama, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm :Taksirle yaralama suçu nedeniyle; TCK’nın 89/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 maddeleri gereğince mahkûmiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedeniyle; 179/3-1, 50/1-a, 52, 52/4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükümler sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin temyiz dilekçesi içeriğinden temyizin suç vasfına yönelik olduğu belirlenerek, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1) Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin lehe hükümlerin uygulanmamasına, ceza uygulamasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mahkemece sanığın üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, yaralama ile sonuçlanan olay sırasında 230 promil alkollü olup güvenli sürüş yeteneğine sahip olmadığı anlaşılan sanık hakkında, işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet vermesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince en ağır cezayı gerektiren fiilden sorumlu tutulup, daha ağır cezayı öngören taksirle yaralama suçundan cezalandırılması ile yetinilmesi, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise hüküm kurulmaması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Taksirle yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Olay günü gece saat 22:30 sularında açık havada, meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, 11 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, eğimsiz hafif virajlı yolda idaresindeki otomobille seyir halinde bulunan sanığın, aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek katılan …’nin idaresinde olup önünde, aynı istikamete doğru seyir halinde bulunan otomobile arkadan ve tam kusurlu olarak çarpması şeklinde gelişen olayda, 230 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın tespit edilen alkol miktarı itibariyle atılı suçu bilinçli taksirle işlediği, tayin olunan cezasında bu nedenle 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma konusu yapılmamıştır.
Sanık hakkında tanzim edilen iddianamede her ne kadar sevk maddeleri TCK’nın 89/1-5, 179/3 olarak gösterilmiş ise de iddianame içeriğinde, olay sebebiyle üç kişinin yaralanmasından ve mağdurlar hakkında düzenlenen adli raporlardan söz edildiğinden, sanığa TCK’nın 89/4. maddesinden ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması gerekçesiyle tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin lehe hükümlerin uygulanmamasına, ceza uygulamasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.