Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/5698 E. 2012/28763 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5698
KARAR NO : 2012/28763
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 2,b, 62, 52/2, 61/8. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Meydana gelen kaza nedeniyle sanık hakkında 24.07.2008 günlü iddianameyle bir kişinin yaralanması nedeniyle dava açıldığı eylemin 5237 sayılı TCK’nın 89/1. Maddesine uyduğu, bu suçla ilgili yargılama yapma görev ve yetkisi Sulh Ceza Mahkemesine ait ise de üst görevli mahkemece yargılama yapıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Asli derecede kusurlu olduğu kabul edilen sanığın, kullandığı araçla seyir halinde iken karşı yönden gelip doğru seyreden motosikletliye geçiş önceliği tanımadan trafiği tehlikeye düşürecek tarzda sola dönüşe geçmesi neticesinde motosiklete çarparak, sürücüsü olan katılanın hayati tehlike geçirecek ve vücudunda kemik kırığı oluşturacak şekilde ağır yaralanmasına neden olduğunun anlaşılması karşısında; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken hakkaniyet kurallarına bağlı kalınması, takdirde yanılgıya düşülmemesi, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari hadden ceza tayini,
2- Mağdur hakkında düzenlenen 23/07/2008 tarihli raporda, mağdurun vücudunda kemik kırığı bulunduğu ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı belirtilmiş olmasına rağmen, temel cezanın 5237 sayılı TCK’nın 89/2-b,e bendi yerine, 89/2-b bendi uyarınca artırılması,
3- 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerekirken sanık müdafinin yargılama sırasında ibraz ettiği dilekçesinin ekinde katılanın hastane masraflarının karşılandığına dair hüküm tarihinden öncesine ait belge sunduğu anlaşılmakla sabıkası bulunmayan sanık hakkında izah edilen belgeler de göz önüne alınarak Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müssesesinin değerlendirilmesi yerine “katılanın şikayetçi olması nedeni ile sanık hakkında koşullar oluşmadığı” şeklindeki yetersiz gerekçe ile CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.