Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/6072 E. 2012/27937 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6072
KARAR NO : 2012/27937
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet Savcısı ve üst Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Üst Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2007 gün ve 167/222 sayılı kararında belirtildiği üzere Ağır Ceza Mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet savcılarının yargı çevresindeki Asliye ve Sulh Ceza Mahkemelerinin hükümlerine karşı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi gereğince tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı 05.05.2009 tarihinde verilen hükme karşı Üst Cumhuriyet savcısının hükmü 10.06.2009 tarihinde temyiz ettiği ve temyiz talebinin süresinde olmadığı anlaşılmakla 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE,
2-Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli cumhuriyet savcısının sair nedenlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
Mağdurların katılmadığı 4. celsede sanığın anlaştıklarını, mağdur tarafın istediği 1.000 TL’yi yanında getirdiğini belirtmesi karşısında, basit bir tespitle katılan tarafın zararı belirlendikten sonra sanığa katılan tarafın zararını gidermesi hususunda imkan tanınması ve sonucuna göre sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi,
Kabule Göre de;
1-Gerekçeli karar başlığında suçun trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu olarak gösterilmesi,
2-Kararın gerekçe bölümünde hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluştuğunun belirtilmesine karşı hüküm fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından bahsedilmeyip erteleme kararı verilerek çelişki yaratılması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.