Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/9780 E. 2012/22781 K. 02.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9780
KARAR NO : 2012/22781
KARAR TARİHİ : 02.11.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Beraat

Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre; sanık ile ölenin arkadaş oldukları, sanığın Yeni Sanayi Sitesi Ada 9 No:23 Tarsus adresinde mobilya dükkanının bulunduğu, ölenin olay tarihinde bir akrabasının düğünü sebebiyle mobilya yapmak üzere sanığın mobilya dükkanında tek başına çalıştığı sırada elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiği, elektrik akımının ne şekilde olduğuna ilişkin kaza sonrasında tam bir tespit yapılamadığı gibi, sanık ile ölen arasında iş ilişkisi olduğunun da sabit olmadığı, kazanın oluşumunun ve kusur durumunun tespiti için aldırılan 08.01.2007 tarihli üçlü bilirkişi heyetinin raporunda, sanık ile ölen arasında iş ilişkisi bulunmadığı ve elektrik akımının nasıl meydana geldiği konusunda tam bir araştırma ve olay yeri incelemesi yapılmadığından sanığa kusur izafe edilemeyeceği yönünde görüş belirtildiği, keşfe dayalı olarak hazırlanan 08.11.2007 tarihli bilirkişi heyetinin raporunda ise, olay yerinde yapılan incelemede elektrik tesisatında noksanlık bulunmadığı, kazanın oluşumunda sanığın kusursuz, maktulün ise kendi hatalı ve tedbirsiz davranışı nedeniyle kusurlu olduğunun belirlendiği, alınan bu ikinci raporda maktulün hatalı davranışının ne olduğunun ise belirtilmediği, kusur durumunun tespiti açısından iş güvenliği uzmanı elektrik mühendisinden aldırılan 03.04.2008 tarihli raporda ise, ölen ile sanık arasında iş ilişkisi bulunmasa da, ölenin atölye içinde elektrik akımına kapılmış olması, atölyenin elektrik tesisatında izolasyon hatası veya arıza olduğunu, atölyede topraklama tesisatının olmadığını veya topraklamanın görev yapmayacak durumda olduğunu gösterdiği, atölyenin elektrik tesisatında veya elektrikle çalışan makinelerinde meydana gelen elektrik kaçağı ile olay arasında illiyet bağı bulunduğu, mevzuata göre, elektrik tesislerinde bir arıza durumunda yüksek dokunma gerilimin meydana gelmesini ya da sürmesini önleyeceğinden tesislerin kurulmasında koruma tedbirlerine çok önem verilmesi gerektiği, gerilim altında bulunan bölümlere dolaylı olarak dokunmaya karşı korunmak için koruyucu yalıtma, koruma topraklaması, koruma hat sistemi gibi tedbirler alınması gerektiği, atölyenin elektrik tesisatını ve makinelerin elektrik, bağlantılarını emniyetli halde bulundurmayan, müteveffayı atölyede kendi başına bırakarak tehlikeli ortamda çalışmasına göz yuman atölye sahibi sanığın kusurlu olduğunun belirtildiği, en son aldırılan tek bilirkişi raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, sanığa kusur izafe etmeyen 08.01.2007 tarihli bilirkişi raporunda, müteveffanın dükkânın elektrik tesisatındaki kaçak elektrikten mi yoksa kendi hatalı davranışından mı öldüğünün anlaşılamadığı belirtilerek, olayın ölenin kendi hatalı ve tedbirsiz davranışından kaynaklandığı, sanığın kusuru bulunmadığı kanaati belirtilse de elektrik tesisatının normal olarak izole edilmesi halinde kazanın meydana gelmeyeceği, orta zekalı, normal ve aklı selim bir insanın elektrik akımı bulunan bir yere gidip elini temas ettirmesinin düşünülemeyeceği, dosya kapsamından ölenin atölyede çalışırken elektrik kaçağı olan bir yere temas ederek habersizce akıma kapıldığı anlaşıldığından ölene kusur izafe edilemeyeceği, keşfe dayalı 08.11.2007 tarihli bilirkişi raporunda ise, olay yerinde yapılan incelemede, iş yerinde kaçak akım rölesi bulunduğu, priz ve motorların besleme hatlarında koruma amaçlı buşonlu sigortalar kullanıldığı, maktulün öldüğü yerdeki sıva üstü trifaze prizin sağlam olduğu, makine gövdelerine topraklama hattı çekilerek koruma topraklaması yapıldığı, sistemde elektrik kaçağı olmadığı, marangoz atölyesi 15.08.1986 tarihinde elektrik abonesi olduğundan kaçak akım şalterinin elektrik tesisatında kullanma mecburiyeti bulunmadığı, elektrik tesisatının İç Tesisat Yönetmeliğine uygun olduğu, olayın ölen …’ün kendi hatalı ve tedbirsiz davranışından kaynakladığı belirtilmiş ise de, bilirkişilerin olay yerinde tespit yaptığı tarih itibarıyla, olay günkü durumunu korumadığı, tesisatın olaydan sonra elden geçirildiği anlaşıldığından ikinci bilirkişi raporundaki değerlendirmelere de itibar edilemeyeceği anlaşıldığından, sanığa kusur izafe eden, dosya kapsamına uygun bilirkişi raporu yerine oluşa uygun olmayan bilirkişi raporlarına itibar edilerek sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.11.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Karşı Görüş:
Ölen …’ün olay tarihinde 32 yaşında olup kayınbiraderinin düğünü nedeniyle mobilya yapmak üzere arkadaşı olan mobilyacılık yapmakta ve dükkanı bulunan sanık …’dan onun iş yerini kullanmak için izin istediği, sanığın da bunu kabul edip ücret karşılığı dükkanında çalışmasına izin vermesi üzerine ölenin olaydan 1 hafta öncesinden beri dükkanda çalışmakta olduğu, olay günü ölenin tek başına çalıştığı sırada elektrik akımına kapılarak elektrik çarpmasına bağlı solunum ve dolaşım yetmezliğinden ölmesi ile sonuçlanan olay sonrasında 18.35 te Olay Yeri İnceleme Büro Amirliği görevlilerinin olay yerinde düzenledikleri raporla olay yeri görüntülerini CD ye alınıp olay yerinden ayrıldığı, CD yi izleyip rapor düzenleyen ilk bilirkişi heyetinin raporunda teknik bir inceleme ve tesisatın test sonucunun bulunmaması nedeniyle sanığa kusur izafe edilemeyeceğinin belirtildiği, daha sonra alınan diğer bilirkişi raporlarında da iş yerindeki tesisatla ilgili bir belirleme bulunmamakla birlikte varsayımlara dayalı olarak sanığın kusurunun olabileceği belirtilmiş ise de; işinin ehli olan ölenin dükkanda çalışırken elektrik akımına nasıl kapıldığının ve sanığa neye dayanılarak kusur izafe edileceğinin her türlü kuşkudan uzak bir şekilde tespit edilemediği olayda mahkemenin “sanığın kusurlu olduğuna dair kesin bir bulgu bulunmadığı, elektrik ile ilgili tüm tedbirler usulünce alınması halinde dahi şahısların bir anlık tedbirsiz hareketiyle söz konusu kazaların meydana gelebileceği ve mücerret iş yeri sahibi
olmasının sanığı ceza hukuku açısından kusurlu duruma getiremeyeceği nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektirmiştir.” şekildeki kabulünün oluş ve dosya kapsamına uygun bulunduğu ve sanık hakkındaki beraat hükmünün onanması gerektiği düşüncesiyle olayda sanığın kusuru bulunduğu ve mahkûmiyeti gerektiğinden beraat hükmünün bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.