YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11344
KARAR NO : 2013/19570
KARAR TARİHİ : 10.09.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : Davaların Reddi
Davacıların tazminat taleplerinin reddine ilişkin hükümler, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davacılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Davaya dayanak olan beraat hükmüyle birlikte davacılara ait küçükbaş hayvanın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine de karar verildiğinin anlaşılması karşısında, tazminat davasının 466 sayılı Kanun’da öngörülen “kesinleşmeyi öğrenmeden itibaren 3 aylık sürede” açılıp açılmadığının denetlenmesi bakımından davacıların bahse konu hayvanların iadesi için müracaat edip etmediğinin araştırılmaması,
2-Kabul ve uygulamaya göre ise;
Dava 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir. Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir. Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyecektir. İncelemeye konu olan dosya kapsamına göre kesinleşmiş beraat kararının davacılara tebliğ edildiğinin anlaşılmaması ve davaların 10 yıl dolmadan açıldığının anlaşılmasının karşısında davaların kabulü yerine “tazminat davasının tahliye tarihinden itibaren yaklaşık 12 yıl, beraat kararının kesinleştiği tarihten itibaren ise 9 yıl geçtikten sonra açıldığı, bu süre zarfında davacının hakkındaki beraat kararının kesinleştiğini bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığından” bahisle reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacılar vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince,isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.09.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.