Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/19344 E. 2014/21396 K. 30.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19344
KARAR NO : 2014/21396
KARAR TARİHİ : 30.10.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanıklar … ve … hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat
2- Sanık … hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-b maddesi uyarınca Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “03/03/2011” şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak değerlendirilmiş olup;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10/06/2014 gün ve 2013/834 Esas, 2014/321 sayılı kararında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 3. madde uyarınca mahalli Cumhuriyet savcılarının, duruşmalarına iştirak etmedikleri Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinin 3. fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle, tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı, 25/04/2012 tarihinde verilen hükme karşı 25/05/2012 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki ret görüşüne iştirak edilmemiştir.
1- Sanık …’ın beraatine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, bu tür suçlarda kastın aranmayacağına; mahalli Cumhuriyet savcısının, kararın kanuna aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık …’ın beraatine ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve …’ın beraatlerine ilişkin hükümlerin incelenmesine gelince;
Katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
… Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 14/02/1996 tarih ve 5576 sayılı kararı ile tescilli 2. derece doğal sit alanı içerisinde bulunan sanık …’a ait binanın tadilat işleri ile, adı geçen sanığın yatalak hasta olmasından dolayı damadı olan sanık …’un ilgilendiği, sanık …’in soruşturma aşamasında kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, sözü edilen binada yapılacak tadilat için mimar olan sanık …’ı görevlendirdiklerini, binanın mutfak dolaplarını, zemin seramiklerini ve badanasını yenilemek üzere gözlem yapmak için binaya gittiklerinde, taşıyıcı kolonların yıpranmış olduğunu ve yıkılma tehlikesi gösterdiğini belirlediklerini, yasal izinlerin alınmasının uzun süreceğini ve binada acil önlem alınması gerektiğini değerlendirerek, sanık …’ın danışmanlığında mevcut kolonların yenilenmesi işini yaptırdıklarını, can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturan bir durumun varlığı nedeniyle izin sürecini ihmal ederek taşınmaza müdahalede bulunduklarını beyan ettiği, kovuşturma aşamasında yaptığı savunmada, binadaki tadilat işlerini kendisinin gerçekleştirmediğini, sadece tavsiyelerde bulunduğunu söyleyen sanık …’ın ise soruşturma aşamasındaki ifadesinde, balkon konsol kirişinin üst tarafındaki çatlakları özel yapısal ilaçlar ile takviye ettiğini, binanın tüm düşey hatıllarını inceleyip, demirlerle kolon imal ederek binadaki can ve mal güvenliğini sağlamaya çalıştığını, sözü edilen işlere yaklaşık bir ay kadar önce başlayıp halen devam ettiğini, izin alma sürecinin uzun olması ve binanın yıkılma tehlikesi bulunması nedeniyle izin almaksızın derhal müdahale gerçekleştirdiğini beyan ettiği, olay yerindeki keşif sonrası mimar bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, inşai faaliyete ilişkin ayrıntılı ve kapsamlı bir değerlendirme yapılmayıp, dosya içeriğine göre ulaşılan kanaate kısaca yer verildiği anlaşılmakla;
Olay yerinde, inşaat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu refakate alınmak suretiyle yeniden keşif yapılarak, suça konu inşai müdahalelerin niteliği, binanın hangi bölümlerinde ne şekilde gerçekleştirildiği, yapılmalarının can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından zorunlu olup olmadığı, binada devamlı olarak ikamet edilip edilmediği hususlarının tereddütsüz biçimde belirlenmesi, sanık …’ın mimar olup, 2. derece doğal sit alanı içerisindeki suça konu taşınmazda yapılacak müdahale öncesi yetkili Koruma Bölge Kurulu’ndan izin alınması gerektiğini bilecek durumda olduğu, diğer sanık …’in de izin alma sürecini ihmal ederek müdahale gerçekleştirdiklerini açıkça beyan ettiği, dolayısıyla, sanık …’ın “yapan”, sanık …’in de “yaptıran” sıfatıyla atılı suçu işledikleri gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, sanıklar … ve …’ın beraatlerine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.