YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21445
KARAR NO : 2014/16260
KARAR TARİHİ : 01.07.2014
Tebliğname No : 12 – 2013/281379
Mahkemesi : Nizip Sulh Ceza Mahkemesi
Tarihi : 08.05.2013
Numarası : 2013/138-2013/541
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle duruşma açılarak açıklanmasına ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay gecesi, idaresindeki motorsikletle meskun mahalde, orta refüj ile bölünmüş tek yönlü yolda seyir halinde olan sanığın, ters yönden gelen ve hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık M.. Y..’ın idaresindeki kamyonet ile çarpışması şeklinde gerçekleşen olaydan sonra sanığın yapılan fiziki muayene ve koklamak suretiyle orta derecede alkollü olduğunun tespiti dışında sağlık raporu içeriğinde detaylı dahili muayene bilgilerine yer verilmemiş olması, alkol miktarının net bir şekilde tespitinin yapılmaması ve olayın gece vakti ters yönden gelen kamyonet sürücüsünün tam kusuru ile meydana gelmesi karşısında; Sanığın alkolün etkisi ile güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine ilişkin dosyada bir delilin bulunmadığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinde, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezasının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olduğu belirtilmiş olmasına karşın; dosyada bulunan adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önceye ilişkin herhangi bir sabıkası bulunmayan sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmemesi suretiyle, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.