Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/21745 E. 2013/24256 K. 01.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21745
KARAR NO : 2013/24256
KARAR TARİHİ : 01.11.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1-2b, 62, 52/2-4-son, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet, sürücü belgesinin geri alınması

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
15.02.1939 tarih ve 43/28 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere, kamu davasına katılma hakkına sahip olan ve usulüne uygun bir biçimde yaptığı istemle başvurmuş olan kişinin, duruşmanın sonuna kadar hazır bulunarak taleplerinin tutanağa geçirildiği ve gösterdiği delillerinin dinlenildiği takdirde davaya katılma isteminin eylemli olarak kabul edilmiş sayılacağı, bu nedenle davaya katılma istemi hakkında mahkemece verilmiş açık bir karar olmamakla birlikte tutanaklara katılan ve vekili olarak yazılmış olması karşısında, katılmadan kaynaklanan hakların kullanımına engel olmayacağı anlaşılmakla, müşteki yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine yönelik tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş,
05.01.2010 tarihli tensip tutanağı zabıt katibi tarafından imzalanmamış ise de; esasa ilişkin işlem içermeyen tutanakta hakim imzası bulunduğu gibi, sahtelik iddiasının da olmadığı anlaşıldığından, olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki kamyonetiyle Üzümören yol ayırımından anayola giriş yaptığı sırada, Tokat’tan …istikametine doğru anayolda seyreden mağdur …ın kullandığı kamyonetle çarpışması sonucunda, mağdurun hayati fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen sol el radius distal uçta ve proksimal metakarpal kemikte kırık oluşacak şekilde yaralandığı olayda; tamamen kusurlu olduğu tespit edilen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 22/4 ve 61. maddelerine göre temel cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi şartları dikkate alınarak, temel cezanın tayini sırasında asgari hadden uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın olayda kusurunun bulunmadığına, eksik inceleme yapıldığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi gereğince taksitlendirilmesi sırasında, taksit aralığının belirtilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının 6. bendinin 1. satırında yer alan “gereğince” kelimesinden sonra gelmek üzere “birer aylık aralarla” ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.