Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/21757 E. 2013/24999 K. 08.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21757
KARAR NO : 2013/24999
KARAR TARİHİ : 08.11.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Karar tarihi : 22.04.2013

5941 sayılı Çek Kanunu’na aykırılık eylemi sebebiyle kabahatli…Plastik Tarım inşaat Gıda Nakliyat Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi hakkında 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3/1. maddesine aykırılıktan Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 07/03/2012 tarihli ve 2012/709 kabahat, 2012/15 sayılı idarî yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair karara itirazın kabulü ile idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ilişkin Konya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/04/2013 tarihli ve 2012/369 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
5941 sayılı Kanun’un 5/1. maddesinin 1. Cümlesinde; “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur” hükmü karşısında çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan dolayı şikayet hakkının sadece, suçun işlendiği anda mağdur konumundaki, çeki ödeme için bankaya ibraz eden hamile ait olduğu, çeki ibraz eden dışındaki lehdar veya cirantaların suçun işlendiği anda mağdur durumunda olmamaları nedeniyle şikâyet haklarının bulunmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle,
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 26/08/2013 gün ve 94660652-105-42-5513-2013/13415/52764 sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
03.04.1985 tarihinde yürürlüğe giren 19.03.1985 tarihli 3167 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 2. fıkrasındaki, “Bu fiillerden dolayı takibat yapılması çek hamilinin şikayetine bağlıdır” ibaresinin yürürlükte olduğu dönemde, Yargıtay uygulamasında cirantanın şikâyet hakkı kabul edilmiş olup, 5941 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1. cümlesinde yer alan, “hamilinin şikâyeti üzerine” ifadesindeki “hamil” sözünden “çeki ibraz eden hamilin” yanı sıra çekte cirosu bulunan ve yasal olarak elinde bulunduran kişilerin de anlaşılması gerektiği, 3167 sayılı Kanun’da değişiklik yapan 26.02.2009 tarih ve 4814 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile eklenen 16-b maddesinde; “16. maddede öngörülen suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, hamilin, çeki elinde bulundurmaları koşulu ile ödemede bulunan cirantanın veya kanunî veya akdî teminatı nedeniyle tam ödemede bulunan bankanın şikâyetine bağlıdır.” ifadesinin, bankanın şikâyet hakkını açıklama amacıyla getirildiği, 5941 sayılı Kanun’da ciranta ve banka ifadesinin yer almamasının, adı geçenlerin şikâyet hakkı olmadığı anlamına gelmeyeceği ve 5941 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sadece “hamilden” söz edilmekte olduğundan, bu ibarenin “ibraz eden hamil” sıfatını taşıyan kişilerle sınırlı olarak yorumlanamayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde; çeki elinde bulundurmak kaydıyla ciro silsilesinde usulen yer alan bütün cirantaların talepte bulunma hakkının olduğu dikkate alındığında; Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 07/03/2012 tarihli ve 2012/709 kabahat, 2012/15 sayılı idarî yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair karara itirazın kabulü ile idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ilişkin Konya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/04/2013 tarihli ve 2012/369 değişik iş sayılı kararı ile bu karara yönelik itirazın reddine dair Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17/05/2013 tarihli ve 2013/214 değişik iş sayılı kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından; yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, dosyanın adı geçen Mahkemeye iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.