Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/22919 E. 2013/28221 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22919
KARAR NO : 2013/28221
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Öldürme
Hüküm :TCK’nın 85/2, 22/3, 62, 53/6 maddeleri gereğince mahkumiyet.

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılanın duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Meydana gelen trafik kazasında oğlu …’ı kaybeden …’ın oğlu olan sanık … hakkında şikayetçi olmadığı, diğer … sürücüsü …’dan şikayetçi olduğu, …’un kazadan sonra, bu olay ile illiyet bağı olmaksızın hayatını kaybettiği ve hakkında ölmesi nedeniyle verilen düşme kararının kesinleştiği anlaşılmakla, …’ın sanık … hakkında usulüne uygun şikayetçi olup katılan sıfatını almadığı ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. ve 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE;
Sanık müdafinin temyiz itirazlarına gelince ise;
Sanık müdafinin sanığın kusursuz olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın kullandığı … ile karşı şeride geçerek …’un sevk ve idaresindeki araca çarparak kendi aracındaki kardeşi …’ın ölümüne, …’un ise hayati tehlike geçirip 90 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralanmasından ibaret eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 455/2 ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun 85/2 maddesinde yazılı suçu oluşturacağı gözetilerek, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında, her iki TCK’nın olaya ilişkin tüm hükümleri (indirim/bilinçli taksir, gb.) ayrı ayrı ele alınarak cezanın artırım ve indirimine ilişkin leh ve aleyhteki maddeleri somut olarak belirlenip, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle uygulamalı karşılaştırılması, müteakiben cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin 647 sayılı Kanun, 765 sayılı Kanunun hükümleri ile 5237 sayılı Kanunun 50 ve devam eden maddelerinin de kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi yerine karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı Kanuna göre hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin tirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.