YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24163
KARAR NO : 2014/19095
KARAR TARİHİ : 30.09.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle yaralama
Hüküm :TCK’nın 89/4, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
93 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın saat 22:30 sıralarında aracı ile tek yönlü yolda sağ şeritte seyredip, arka trafiği kontrol etmeden soluna dönüş yaptığı sırada aynı istikamette arkasında sol şeridi takiben seyreden katılan şikayetçi …’ın aracı ile sanığın aracına çarpması sonucunda, şikayetçi … ile aracında bulunan katılan …’nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, katılan …’in hayati fonksiyonlarını 2. derecede etkileyen kemik kırığı oluşup, yüzde sabit iz oluşacak, katılan …’ün hayati fonksiyonlarını 6. derecede etkileyen kemik kırıkları oluşup, (sol uyluktaki atrofi, sol dizdeki hareket kısıtlılığı ve sol bacaktaki kısalığın şahsın) duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflayacak şekilde yaralandıkları olayda; tam kusurlu olduğu tespit ve kabul edilen sanık hakkında; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken; adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari hadden çok az uzaklaşılarak ceza tayini ve sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşulları oluştuğunun gözetilmemesi; aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK’nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği; somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının (6.) bendindeki “TCK:nın 50/6 maddesi uyarınca hapis cezası olarak tamamen infaz edileceğinin ihtar edilmesine,” ibarelerinin çıkartılarak yerine “hapse çevrileceğinin ihtarına,” ibarelerinin yazılması suretiyle, eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.