YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24799
KARAR NO : 2013/28439
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hükümler : 1- … ve … için; 192 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine.
2- … için; 6 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Davacılar vekilinin 12.04.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacı … ve …’ın 19.01.1981 ile 30.07.1981 tarihleri arasında 192 şer gün süreyle tutuklu kaldıklarını, davacı …’ın 13.01.1981 ile 19.01.1981 tarihleri arasında 6 gün süreyle gözaltında kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerlerine atılı suçtan beraatlerine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince manevi tazminat talebine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dava, 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat hükmünden davacının haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir. Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir. Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyecektir. İncelemeye konu olan dosya kapsamına göre kesinleşmiş beraat hükmünün davacılara tebliğ edildiğinin anlaşılmaması ve tazminat davasına dayanak teşkil eden mahkeme dosyasının içeriğine göre davacılar hakkındaki beraat hükmünün 20.10.1982 tarihinde kesinleştiği davacılar …, … ve … için davanın 12.04.2012 tarihinde, -10 yıl dolduktan sonra- açıldığının anlaşılması karşısında davanın süre yönünden reddine dair karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz değerlendirme ile kısmen kabulüne karar verilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre,
davacılar vekilinin, tazminat miktarlarına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, isteme uygun olarak, ONANMASINA, 10.12.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.