Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/25758 E. 2014/19881 K. 15.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25758
KARAR NO : 2014/19881
KARAR TARİHİ : 15.10.2014

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle öldürme
Hüküm :CMK’nın 223/3-c maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığı

Taksirle öldürme suçundan sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümler, katılan … vekili ve katılan … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan … vekili ve katılan …’in duruşmalı inceleme isteminin, sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
… ilçesi … mezrasında bölücü terör örgütü mensubu bir grubun bulunduğunun termal kamera görüntüleriyle belirlenmesi akabinde … Jandarma Asayiş Bölük Komutanı … refakatinde 14 kişiden oluşan köy korucu timinin, … Mezrasına doğru hareket ettikleri, mezra girişine geldiklerinde, teröristlerin geçebilecekleri muhtemel yerlerin takip ve kontrolü amacıyla birinde sanıklar …, ….ve …’un; diğerinde 3 kişiden oluşan başka bir korucu timin konuşlandıkları, bölük komutanı …’ın, içerisinde sanık …’in de bulunduğu 7 korucuyla birlikte, ilk iki grubun mevzilendiği yerin daha ilerisinde konuşlandıkları, gece saat 22:00 sıralarında, … Karakolundan bir takviye kuvvetin geleceğinin bölük komutanı …’a bildirilmesi üzerine, sanık …’in, ilk mevzide konuşlanan oğlu sanık …’ı telefonla arayarak, … yönünden askeri bir timin geleceğini dikkat etmelerini bildirdiği, gelen askeri birliğin, sanıkların yanından geçerek, bölük komutanı …’ın bulunduğu yere intikal ettikleri, gece saat 04:00 sıralarında, takviye kuvvet olarak korucu timin yanına gelen askeri birliğin, karakola dönmesinin telefonla bölük komutanı…’a bildirilmesi üzerine, 7 kişiden oluşan askeri birliğin hazırlandığı, …’ın, sanık …’e, sanık …’ı aramasını ve askeri birliğin … karakoluna doğru yola çıkacağını bildirmesini söylediği, sanık …’in, diğer sanıklara yapacağı ikazı yanlış algılayarak … Karakolundan bir birliğin geleceğini söylediği, bir süre sonra tersi istikametten yani …Mezrası istikametinden bir grubun ayak seslerini duyan sanıklar …, … ve …’un, havanın sisli olması nedeniyle asker olduklarını anlamadıkları gruba doğru ateş ettikleri, gruptaki askerlerden tanık …’nin de 2 el ateş ettiği, meydana gelen silahlı çatışmada, aralarında 2’şer 3’er metre mesafe olacak şekilde yürüyen birlikteki askerlerden …’in vücuduna
isabet eden iki mermiden kaynaklanan yaralanma nedeniyle olay mahallinde yaşamını kaybetmesi, uzman çavuş …’in de yaralanmasıyla sonuçlanan olayda; termal kamera vasıtasıyla alınan görüntülere konu bölücü terör örgütü mensuplarının ele geçirilmesi veya etkisiz hale getirilmesi amacıyla olay mahalline intikal edip gerekli güvenlik önelemlerini alan sanıkların, sisli havada ve gece karanlığında, yanlış aksettirilmesi nedeniyle askeri birliğin intikal edeceği beklenen yönün tersi istikametinde, bir grubun ayak seslerini duymaları üzerine yaşam haklarına ya da vücut bütünlüğüne yönelmesi ve gerçekleşmesi muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre defetmek amacıyla gruba doğru ateş ettiklerinin dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğu; köy korucularının silah kullanma yetkilerinin 01.07.2000 tarih ve 24096 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürülüğe giren Köy Korucuları Yönetmeliğinin 10. maddesinde düzenlendiği ve maddenin “Köy korucuları kendilerine verilen görevlerin ifası sırasında aşağıdaki hallerde silah kullanabilirler: 1) Görevini yaparken kendisine saldıran ve hayatını tehlikeye koyan kimselere karşı hayatını korumak için mecbur olursa, 2) Görevini yaparken ahaliden bir kimsenin can veya ırz tehlikesi altında kaldığını görür ve onu kurtarmak için başka çare bulamazsa, 3) Cürmü meşhutta (yani yapılırken veyahut yapıldıktan sonra henüz izi meydanda iken) bir cinayetin failini yahut maznun bir şahsı yakalamak istediği halde, o kimse silahla karşı koyarsa, 4) Tutulan bir cani kaçar ve “dur” emrini dinlemez ve onu tekrar yakalamak için silah kullanmaktan başka çare bulunmazsa, 5) Eşkıya takibi sırasında yatak olan yerlerden şüpheli bir adam çıkar ve korucunun “dur”emrine itaat etmeyip kaçarsa, Yukarıda sayılan hallerden başka korucu silahını kullandığından dolayı ceza görür. Korucu silah kullanmaya mecbur olduğu zaman bile mümkün mertebe öldürmeksizin yaralayarak tutmaya dikkat eder.” şeklinde düzenlendiği, sanıklar, askeri birliğe ateş etmeden önce “Dur” ikazında bulunduklarını iddia etmiş iseler de, mağdur … ve askeri birlikte yer alan askerler ile bölük komutanının aksi kanıtlanmayan beyanlarından, sanıkların herhangi bir ihtarda bulunmadan doğrudan gruba ateş ettikleri, bu itibarla, meşru savunmada sınırın aşıldığı, ancak sınırın aşılmasının hal ve şartlar itibariyle mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaştan kaynaklandığı ve TCK’nın 27/2. maddesinin uygulanma şartlarının gerçekleştiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … vekilinin, eksik incelemeye; katılan …’in bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.