Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/27455 E. 2014/21897 K. 05.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/27455
KARAR NO : 2014/21897
KARAR TARİHİ : 05.11.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanun’a aykırılık, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
Hüküm : Sanıkların 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan beraatlerine
Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’un 15/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/2, 50/1-a, 52/2-4, 54. maddeleri gereğince mahkûmiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan ise sanık …’un mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan sanık …’ün beraatine ilişkin hükmün temyiz incelemesinde;
Suç tarihinde kolluk görevlileri tarafından elde edilen istihbari bilgiler neticesinde sanık tarafından işletilmekte olan çay ocağında tarihi eser satışı yapılacağının öğrenilmesi üzerine söz konusu çay ocağına gidildiğinde, köşede, açıkta durur vaziyette mavi bir poşete sarılı şekilde duran tarihi özelliği olduğu düşünülen bir kılıç görüldüğü, sanığın alınan ifadelerinde, bahse konu kılıcın, bir gün önce kahvesine, … tarafından getirildiğini ve emaneten çay ocağına bırakıp gittiğini, ertesi gün ise kolluk görevlilerinin bu kılıcı bulduklarını, poşete sarılı olması sebebiyle ne olduğunu anlamadığını beyan ettiği, …’ün ise alınan ifadelerinde, sanığın beyanlarını doğruladığı, dosya kapsamı itibariyle, sanığın, suça konu parçanın kültür varlığı niteliğinde olduğunu bildiği halde, işletmekte olduğu çay ocağında bulundurduğuna veya satışa arz ettiğine ilişkin mahkumiyeti için yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanık …’un 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan beraatine, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan ise mahkûmiyetine ilişkin hükümlerin temyiz incelemesine gelince;

../..
-2-

Dava konusu varlık üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, hali hazır durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadığı tespit edilip, “Etnoğrafik Nitelikli Taşınır Kültür Varlıkları Hakkında Yönetmelik” hükümleri de dikkate alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, dosyanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanlarının soruşturma aşamasında düzenledikleri rapor hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
a- 2863 sayılı Kanun’un 23/a maddesinde korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları arasında sayılan etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarının tümüyle ticarete konu edilemeyeceği, aynı Kanun’un 25/1 maddesi uyarınca tasnif ve tescile tabi tutulan korunması gerekli etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarından müzelere alınması gerekli görülmeyenler ile bu nitelikte olup da sahiplerince müzelere satılmak istenmeyen taşınır kültür varlıklarının “tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlığı belgesi” düzenlenerek sahiplerine iade edileceği, bu şekilde sahiplerine iade olunan etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarının ticarete konu edilmelerinin mümkün olduğu, ancak bunun için de 2863 sayılı Kanun’un 27/2 maddesi uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izin alınması gerektiği, başka bir deyişle suça konu eserin etnoğrafik nitelikte kültür varlığı olmasının, bu varlığın ticaretinin serbestçe yapılabileceği anlamına gelmediği, korunması gerekli taşınır bir kültür varlığının ticarete konu edilebilmesi için öncelikle bunun elde bulundurulma şeklinin kanuna uygun olması gerektiği;
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın bahse konu kılıcın kendisine babasından kaldığına ilişkin beyanın aksine delil bulunmayan savunması karşısında, atılı eylemin 2863 sayılı Kanun’un 70 ve 6136 sayılı Kanun’un 15/1. maddesinde düzenlenen suçları oluşturacağı, TCK’nın 44 maddesinde düzenlenen fikri içtima kaidesinin objektif koşullarının “tek bir fiilin bulunması” ve “birden fazla kanun hükmünün ihlali”nden ibaret olduğu, sanığın, işlediği fiille birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet vermesi karşısında, hakkında eylemine temas eden en ağır hüküm olan 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan tek bir hüküm kurulması gerekirken, suça konu eserin, 2863 sayılı Kanun’un 23. maddesi kapsamında etnoğrafik eser niteliğine haiz kültür varlığı olup yurt içerisinde alım satımının serbest olduğunu belirten, kendi içinde çelişkili müze görevlileri tarafından düzenlenen rapora itibarla, 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçunun unsurları oluşmadığından beraatine, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan ise mahkumiyetine karar verilmesi,
b-2863 sayılı Kanun’un 23. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğini haiz olduğu anlaşılan suça konu parçanın aynı Kanun’un 75. maddesi uyarınca Müze Müdürlüğü’ne teslimine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, TCK’nın 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.