YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6309
KARAR NO : 2013/28197
KARAR TARİHİ : 06.12.2013
Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 31/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiilin işlendiği sırada 18 yaşını doldurmamış çocukların, işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının zorunlu olduğu, mahkemece Çocuk Mahkemesi Uzmanından aldırılan sosyal inceleme raporu hükme esas alınarak sosyal incelemeye göre işlediği iddia edilen suçun anlam ve sonuçlarını kavradığı kanaatine varılarak hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (3) numaralı; raporu hükme esas alınan bilirkişinin yemini yaptırılmamış ise de; UYAP sisteminden yapılan araştırmada bilirkişinin Adli Yargı Komisyon listesinde ismi bulunduğundan ve yeniden yemin yaptırtılması gerekmediğinden tebliğnamedeki (4) numaralı bozma öneren görüşlere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1- 23.07.2010 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “24.07.2010” olarak gösterilmesi,
2-Taksirle öldürme olan suç adının gerekçeli karar başlığında “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” olarak gösterilmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ile suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, TCK’nın 50/4. maddesinde, bilinçli taksir hali hariç olmak üzere taksirli suçlarda hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilebileceğinin belirtildiği, ancak mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında “ Çocuğa verilen hapis cezası kısa süreli olmadığından” şeklinde hatalı gerekçe ile TCK’nın 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA; 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.