YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6792
KARAR NO : 2014/1444
KARAR TARİHİ : 24.01.2014
Tebliğname no : 9 – 2011/166653
Mahkemesi : Çumra Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 22/09/2010
Numarası : 2009/416 -2010/321
Suç : Taksirle Öldürme
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafi, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Dosya içeriğine göre tamamen kusurlu olduğu kabul ve tespit edilen sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınmadan, tamamen kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde eksik ceza tayini;
2-Sanık hakkında 2 yıl 6 ay olarak belirlenen temel cezadan TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sırasında, 1 yılın 365 gün yerine 360 gün olarak esas alınması suretiyle, hesap hatası yapılarak 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay ve neticeten sonuç cezanın 15200 TL yerine 15100 TL olarak belirlenerek sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması;
3-Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, TCK’nın 50/4. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması;
4-Hükmün esasını oluşturan kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde ve hüküm gerekçesinde sanık hakkında paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasına karar verildiğinin belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde sanık hakkında TCK’ nın 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilerek çelişki yaratılması;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafi, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA; 24.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.