YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9756
KARAR NO : 2013/19056
KARAR TARİHİ : 12.07.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Tüm sanıklar hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihi itibariyle sanık …’in Hereke belediye başkanı, sanık …’un aynı belediyede inşaat teknikeri ve …’ın da mimar olarak görev yaptıkları, sanık …’ın “dördüncü grup hazırlık işçisi” sıfatıyla çalıştığı Nuh Çimento Sanayi A. Ş.’nin, Hereke Belediye Başkanlığı’na müracaat ederek, Özelleştirme İdaresi’nden satın aldığı 146 ada, 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan Ulupınar Membası’ndaki suyu fabrika alanına getirerek depoya terfi ettirmek amacıyla su terfi hattı yapmak üzere izin istediği, bölgenin, İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 26/10/2000 tarih ve 5842 sayılı kararı ile tescilli kentsel sit alanı olması nedeniyle Hereke Belediye Başkanlığınca, Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü’nden görüş sorulduğu, anılan Müdürlükçe 20/09/2004 tarihli cevabi yazı ile, su terfi hattı inşaatı yapılmasına yönelik alt yapı çalışmasının belediye uhdesinde yürütülebileceğinin bildirilmesi üzerine, bahse konu inşaat faaliyeti için sanıklar Esener, … tarafından Nuh Çimento Sanayi A. Ş. adına 20/10/2004 tarihli yapı ruhsatının düzenlendiği,
Bölgede ikamet eden …’nin sözü edilen yapı ruhsatının kanuna aykırı olarak düzenlendiği iddiasıyla başlattığı idari yargı sürecinde, Sakarya Bölge İdare Mahkemesi’nin 16/05/2005 tarih, 2005/454 sayılı kararı ile inşaat ruhsatı verilmesi işleminin yürütmesinin durdurulmasına, Kocaeli İdare Mahkemesi’nin 22/02/2007 tarih, 2004/2216 Esas, 2007/250 sayılı kararı ile de işlemin iptaline hükmedildiği, iptal kararının, Danıştay Altıncı Daire’nin 08/06/2009 tarih, 2007/5735 Esas, 2009/6798 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği,
İdari yargı süreci devam ederken Hereke Belediye Başkanlığınca, Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü’nden durum izah edilerek ikinci kez görüş istendiği, anılan Müdürlüğün 21/07/2005 tarihli yazı ile, “su isale hattı çalışmasının Kurul kararına gerek olmadan belediyesince yaptırılmasında, yürürlükteki mevzuat açısından Koruma Bölge Kurulu kararına gerek bulunmamaktadır” şeklinde cevap verdiği,
İhbar eden …’nin 28/10/2005 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı’na müracaat ile, idari yargıda verilen yürütmenin durdurulması kararına karşın Nuh Çimento Sanayi A. Ş.’nin bölgedeki çalışmalarına devam ettiğini bildirmesi üzerine aynı gün olay yeri tespiti yapılarak, iş makinesi ile 1-2 saat önce kazı işlemi gerçekleştirildiğinin belirlendiği, adı geçen şirket tarafından kovuşturma aşamasında gönderilen cevabi yazıda, su isale hattı inşaatı daha önce tamamlanmış olan bölgede ikamet eden Naime Hanım isimli kişinin, borulardan birinde oluşan patlak nedeniyle su birikintisi meydana geldiğini ve durumun tehlikeli olabileceğini ihbar etmesi üzerine sanık …’in olay günü amirinden aldığı talimat ile patlak boru tamiri için çalışma yaptığının belirtildiği, bahse konu cevabi yazı içeriğinin tanık Naime Toksöz’ün aşamalarda verdiği ifadeler ile de doğrulandığı,
Böylece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Hereke Belediye Başkanlığınca, Nuh Çimento Sanayi A. Ş.’den su terfi hattı yapımı konusunda başvuru geldiğinde, Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü’nden görüş istendiği ve olumlu yanıt üzerine suça konu yapı ruhsatının düzenlendiği, devam eden süreçte oluşan tereddüt nedeniyle yine Hereke Belediye Başkanlığınca aynı kuruma ikinci kez görüş sorulduğunda, Koruma Bölge Kurulu kararına ihtiyaç olmaksızın bahse konu çalışmanın yapılabileceğinin bildirildiği, bu durumda sanıklar Esener, …’in yapı ruhsatını keyfi ve kanuna aykırı olarak düzenlediklerinden söz edilemeyeceği, diğer yandan sanık …’in, Nuh Çimento Sanayi A. Ş.’de çalışan bir işçi olup, karar alma ve uygulama noktasında insiyatif taşımadığı, kaldı ki, idari yargıda verilen yürütmenin durdurulması kararından sonra tespit edilen faaliyetin su terfi hattı inşaatı ile ilgisi olmayıp, önceden döşenen borularda meydana gelen patlakların tamirine yönelik bulunduğu, dolayısıyla sanık … bakımından da atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanıkların kastlarının bulunmadığı, atılı eylemle ilgili olarak suç işleme kastı ile hareket edilmediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanıkların atılı suçu işledikleri sabit olduğu halde yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 12/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.