Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/10286 E. 2014/18865 K. 29.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10286
KARAR NO : 2014/18865
KARAR TARİHİ : 29.09.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hükümler : Beraat

Kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; ulusal yayın yapan bir televizyon kanalına ait teletekst sayfasının “Arkadaş Arıyorum” başlıklı bölümünde, “…Pembe” rumuzu ile oluşturulan profile, tanık …’in abonesi olduğu GSM numarasından gönderilen mesaj içeriğinde, katılanın kullanımındaki cep telefonu numarasına yer verilmesi nedeniyle arkadaşlık isteğinde bulunan tanımadığı kişiler tarafından ısrarla aranan katılanın, hakarete maruz bırakıldığı belirtilerek, ilgili televizyon kanalının interaktif servisler müdürü olarak görev yapan sanığın, kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
Yasak olmasına rağmen sistem hatası nedeniyle otomatik olarak kayda alınarak yayınlanan katılanın telefon numarasını, yanlışlığın bildirilmesi üzerine derhal kaldıran sanığın, katılana ait kişisel verinin, başkalarının görgüsüne sunulmasına, bilerek ve isteyerek aracılık ettiğine dair, savunmasının aksine, mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından; tebliğnamedeki, katılandan teyit almadan ona ait telefon numarasının yayınlanmasına ve çok sayıda kişinin katılanı aramasına neden olan sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sübuta ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükümlerin esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanık hakkında beraat hükümleri kurulurken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konularda aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 1. bendindeki, “BERAATİNE,” ibaresinden önce gelmek üzere “CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince” ve ayrı bir bent olarak, “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. maddesi gereğince, 1.100,00 TL maktu vekalet ücreti tayin edilmesine” ibarelerinin hüküm fıkrasına ilave edilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan beraate ilişkin hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.