YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11032
KARAR NO : 2014/20827
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, Taksirle yaralama
Hüküm : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat,
TCK’nın 89/1-3-a, 31/3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında beraatine; taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümler, suça sürüklenen çocuk ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Taksirle yaralama suçundan 25.01.2012 tarihli TCK’ nın 89/1-3-a, 31/3, 52, 52/4 maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuğun 2.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm, katılan vekilinin, kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun ise suçu işlemediğine ilişkin temyizi üzerine; Dairemizce, motosikleti kullanan kişiye ilişkin görgüleri olan tanıkların beyanlarına neden itibar edilmediğinin karar yerinde açıklanmadığı; kabul ve uygulamaya göre de temel cezanın az tayin edilmesi, suça sürüklenen çocuğun eyleminin taksirle yaralama suçu ile birlikte trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturduğu ancak taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilen sanığın, ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verilemeyeceği nedenleriyle 15.04.2013 tarihinde bozulmuş ise de; taksirle yaralama suçundan kurulan 25.1.2012 tarihli hükmün katılan vekilinin suç vasfına yönelik temyiz istemi de bulunmadığı gözetildiğinde kesin nitelikte bulunduğu, bu nedenle Dairemizin 15.04.2013 tarih ve 2013/1230- 2013/9038 sayılı bozma kararı ve bozma kararından sonra suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle yaralama suçundan TCK’ nın 89/1-3-a, 31/3, 62/1-2 maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adana 5. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 16.09.2013 tarih ve 2013/703 – 2013/1075 sayılı kararına hukuki değer atfedilemeyeceği anlaşılmakla;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2.000 TL’ye kadar (2.000 TL dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, Adana 5. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 25.01.2012 tarihinde verilen 2.400 TL’den ibaret mahkumiyet hükmüne karşı suç niteliğine ilişkin de herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından, katılan vekili ile suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE;
2-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükme yönelik temnyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü suça sürüklenen çocuğun idaresindeki motosiklet ile okul önünde yaya geçidi işaret levhasına rağmen okul çıkış saatinde kalabalık yolda çok hızlı motosiklet kullandığı sırada yolda çarptığı mağdurun yaralanmasına sebebiyet verdiği somut olaya ilişkin olarak, TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri uyarınca trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan açılan kamu davasından beraatine karar verilmiş ise de; TCK’nın “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179/2. maddesinde belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, bir suçtan dolayı hakkında bir kez hüküm kurulabileceği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan “hüküm kurulmasına yer olmadığına” yerine yazılı şekilde “beraat” hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, A bendinin hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “suça sürüklenen çocuk hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına” ilişkin bendin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.