Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/12515 E. 2015/9443 K. 02.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12515
KARAR NO : 2015/9443
KARAR TARİHİ : 02.06.2015

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gördüğü anlaşılan ve verdiği temyiz dilekçesi ile katılma isteğini ortaya koyan …’nın CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1-Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Cumhuriyet savcılarının nezdinde görev yaptıkları Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5271 sayılı CMK’nın 260/2 ve 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi uyarınca tefhimden itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru hakkı mevcut iken, 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 3. maddesi ile 01/01/2014 tarihine kadar Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısının bulunmayacağı, ancak verilen hükümlere karşı kanun yollarına başvurabilmesi amacıyla dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderileceği hüküm altına alınmıştır. Üst Cumhuriyet savcıları ile mahalli Cumhuriyet savcılarının Sulh Ceza Mahkemesi kararlarını 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi gereğince tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz etmelerine ilişkin düzenlemeye kıyasen, Asliye Ceza Mahkemelerinde Cumhuriyet savcısının Kanun gereği hazır bulunmadığı süreç içerisinde verilen kararlarda temyiz süresinin Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararıyla 1 ay olduğunun kabul edilmesi nedeniyle, 11/01/2013 tarihinde tefhim edilen hükme karşı 11/02/2013 tarihine kadar temyiz kanun yoluna başvurulması gerekirken, sürenin görüldü ile başlatılarak, 12/02/2013 tarihinde yapılan temyiz istemi süresinde bulunmadığından mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 310 ve 317. maddeleri uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2- Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Suç tarihinde,… Jandarma Komutanlığı’na yapılan ihbarda,… ili,… ilçesinden otobüs ile gelecek olan şahısların yanlarında getirdikleri tarihi eserleri satacakları yönünde ihbarda bulunulması üzerine, ihbarda belirtilen yerde saat 08:00 sıralarında yapılan kontrollerde,… ve … isimli şahısların beklediklerinin görülmesi üzerine, durumlarından şüphelenilip, yanlarına gidildiği, …’nun elindeki çanta kontrol edildiğinde, içerisinde kültür varlığı olabileceği değerlendirilen toplam 129 adet parçanın ele geçirildiği, bu parçalar üzerinde Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından yapılan inceleme soncunda düzenlenen raporda, 118 adet parçanın 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğunun belirtildiği, … ve … isimli şahısların, … Jandarma Komutanlığı ve… Sulh Ceza Mahkemesi’nde sorgu sırasında alınan ifadelerinde, ele geçen parçaların bir kısmını, sanıklar …. ve …’dan aldıklarını beyan ettikleri, bunun üzerine sanıklara atılı eylemlerle ilgili olarak … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tefrik kararı verilip, dosyanın 05/05/2012 tarihinde… Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği, anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dava konusu varlıklar üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, hali hazır durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği, dosya kapsamı itibariyle, suça konu eserler hakkında tarafsız arkeolog veya sanat tarihçilerden oluşan bilirkişi heyetinden alınmış bir rapor bulunmamakla birlikte, suça konu eserleri İstanbul iline götüren… ve … isimli şahıslar hakkında … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/1914 esas sayılı dosyası üzerinde yapılan yargılama sırasında, tarafsız arkeolog bilirkişisinden rapor alındığı görülmekle, bu raporun bir örneği dosyaya getirtilip, sanıklar tarafından,… ve …’ya teslim edilen parçaların 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı niteliğine haiz olduğunun anlaşılması halinde, sanıklar … ve …’nın, suça konu parçaları tarlada çalışırken bulduklarına, sanık…’nun ise, suça konu parçaların dedesinden kaldığına ilişkin, aksine delil bulunmayan savunmaları karşısında sanıklar … ve …’nın 2863 sayılı Kanun 67/1. maddesi, sanık …’nun ise 2863 sayılı Kanun 70. maddesinde düzenlenen suçtan cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirmelerle sanıkların beraatlerine ilişkin yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.