YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13310
KARAR NO : 2015/9378
KARAR TARİHİ : 01.06.2015
Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sürücü belgesi bulunmayan, aynı suçtan daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ve 349 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın kastının yoğunluğu, almış olduğu alkolün derecesi ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.) 349 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında, TCK’nın 179/3. maddesi yollaması ile 179/2. maddesi gereğince ceza tayin edilmesi gerekirken, uygulama maddesinin eksik gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2.) 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesinde eklenen “Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.” hükmü uyarınca belirli miktardaki yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi esası benimsenmiş ise de, incelemeye konu dosyada hükümden önce yapılan yargılama giderlerinin 8,00 TL olduğu anlaşılmakla birlikte kanun yollarına başvuru halinde yapılan yargılama giderlerinin de belirli koşullar altında CMK’nın 330. maddesi uyarınca sanığa yüklenmesi gerektiği dolayısıyla bu aşamada henüz yargılama giderlerinin miktarının tam olarak belirlenmediği, hükümden sonra yapılan ve tahsili gereken yargılama giderlerinin ilave edilmesi halinde miktarının terkin sınırlarını aşabileceği ve infaz aşamasında da bu hususun değerlendirilebileceği gözetilmeksizin CMK’nın 324/4. maddesi uyarınca bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1. paragrafında bulunan “TCK’nın 179/2” ibaresinden önce gelmek üzere “TCK’nın 179/3 yollaması ile” ibaresinin eklenmesi ve yargılama giderlerine ilişkin hükmün 10. paragrafı çıkartılarak yerine “ Yargılama nedeniyle yapılan 1 adet davetiye gideri 8,00 Türk Lirası yargılama giderinin 5271 sayılı CMK’nın 325/1.maddesi gereğince sanıktan tahsili ile devlet hazinesine İRAT KAYDINA” ibaresinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/06/2015 tarihinde oybirliyle karar verildi.