Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/15247 E. 2015/9750 K. 04.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15247
KARAR NO : 2015/9750
KARAR TARİHİ : 04.06.2015

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kolluk kuvvetlerince düzenlenen olay tutanaklarına göre, sürücü belgesiz sanığın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, görevli memurların “dur” ihtarlarına uymayarak kaçtığı, kendisini durdurmak için önüne gelen ekip aracına sağ ön tampon kısmından çarparak kaçışını sürdürdüğü, sesli ve ışıklı “dur” ikazlarına uymayıp üç farklı noktada kırmızı ışık ihlali yaparak seyrine devam ettiği, sonrasında başka bir ekip tarafından önü kesilmek suretiyle durdurulduğu, açıklanan şekilde gelişen olayda sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 179/2 maddesinde tanımlandığı üzere, idaresindeki aracı kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde kullandığı, mahkemece, atılı suçun oluşumuna yönelik değerlendirme yapılırken, sanığın 17 promil alkollü olmasına dayanılmayıp, trafik güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde araç idare etmesi nedeniyle mahkumiyet hükmü tesis edildiğinin açıklandığı anlaşılmakla; mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmeyerek, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının, sanığın eyleminin atılı suçu oluşturmadığına, gerekli idari işlemlerin yetkili mercii tarafından yapılabileceğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, kara ulaşım aracını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etmek suretiyle atılı suçu işlediği kabul edildiği halde, somut olayda uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 179/3 maddesine dayanılarak hüküm tesisi,
2- Sanığa ait adli sicil kaydında bulunup tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05/11/2008 tarih, 2007/410 Esas, 2008/907 Karar sayılı ilamına ilişkin olarak, 12/06/2012 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına ve dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderilmesine karar verildiği, kaldı ki, yine sanığa ait adli sicil kaydında bulunan aynı mahkemenin 19/06/2006 tarih, 2005/728 Esas, 2006/602 Karar sayılı ilamının 2 yıl 8 ay 1 gün hapis cezası içermesi nedeniyle daha ağır olduğu gözetilmeksizin, tekerrüre esas alınan ilamın tespitinde yanılgıya düşülmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan, “5237 sayılı Yasa’nın 179/3. maddesi yollamasıyla” ibaresinin hükümden çıkartılması; beşinci paragrafının, “Sanığa ait adli sicil kaydında bulunan… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19/06/2006 tarih, 2005/728 Esas, 2006/602 Karar sayılı ilamı tekerrüre esas olduğundan, 5237 sayılı TCK’nın 58/6 maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” şeklinde düzeltilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.