YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16523
KARAR NO : 2015/14717
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/257994
Mahkemesi : Antalya (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesi
Tarihi : 08/04/2014
Numarası : 2013/910-2014/452
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 21.02.2012 tarihinde işlediği sabit görülen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı TCK’nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 179/2, 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.06.2012 tarihli, 2012/241 esas, 2012/925 sayılı kararının 13.07.2012 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2013 tarihli, 2013/178 esas, 2013/487 sayılı kararı ile 30.11.2012 tarihinde işlediği sabit görülen kasten yaralama suçundan dolayı TCK’nın 86/1, 86/3-e, 53/1, 51, 51/3. maddeleri gereğince 3 yıl denetim süresi belirlenen erteli 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK’nın 86/2, 86/3-e, 51, 51/3. maddeleri gereğince 2 yıl denetim süresi belirlenen erteli 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükümleri 04.09.2013 tarihinde kesinleşen sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak, sanığın savunması alınıp, 15.06.2012 tarihli hükmün CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin Antalya (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.04.2014 tarihli, 2013/910 esas, 2014/452 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Temel ceza belirlenirken, TCK’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle, aynı Kanun’un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden, maddi hasarlı trafik kazasına neden olan ve güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 241,2 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında, suçun işleniş biçimi, meydana gelen tehlikenin ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak, alt sınır aşılıp hak ve nasafete uygun bir ceza hükmedilmesi yerine, asgari hadden ceza tayini,
2- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanığa hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulanan kanun maddelerinin fıkra ve bendlerinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
3- 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile CMK’nın 324/4. maddesinde eklenen “Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.” şeklindeki cümle ile yargılama giderlerinin tahsili bakımından 6183 sayılı Kanun’un 106. maddesine atıfta bulunulduğu, anılan maddede “Yapılacak takip sonunda tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar amme alacakları, amme idarelerinde terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir. Bakanlar Kurulu, bu tutarları topluca veya ayrı ayrı on katına kadar artırmaya yetkilidir” düzenlemesine yer verildiği, incelemeye konu dosyada, hüküm tarihi itibariyle yargılama giderleri 8 TL olarak hesaplanmış ise de, hükmün kesinleşmesine kadar yapılan harcamaların tamamının yargılama giderleri kapsamında olması, dosyanın Yargıtay’a gönderilmesi için yapılan giderin henüz hesaplanmamış olması ve bu giderin hesaplanmasından sonra ortaya çıkan bakiyenin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde hazine üzerinde bırakılabilmesi, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesinin mümkün olması karşısında, CMK’nın 325/1. maddesi gereğince yargılama giderlerinin mahkumiyetine karar verilen sanıktan tahsili yerine, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğundan bahisle CMK’nın 324/4. maddesi gereğince Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına karar verilmesi,
4- 08.04.2014 tarihli karar esas itibariyle 15.06.2012 tarihli, 2012/241 esas, 2012/925 sayılı kararın açıklanmasından ibaret ise de, açıklanan hükümdeki yargılama giderlerine yer verilmemek suretiyle infazda duraksamaya yol açılması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.