Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/17765 E. 2014/24218 K. 01.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17765
KARAR NO : 2014/24218
KARAR TARİHİ : 01.12.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 22/3-6, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkûmiyet

Dairemizce verilen 13.06.2012 gün ve 2011/22169 Esas, 2012/14928 Karar sayılı karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığı, eksik ceza tayin edilişinin kazanılmış hakkın saklı tutularak bozma nedeni sayılması gerektiği, sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanabilmesi için ek savunma hakkının tanınmasına gerek bulunmadığı ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması düzenlemesinin uygulanmama gerekçesinin yerinde olmadığı şeklinde bozma yapılması gerekirken, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması koşullarının var olduğunun kabul edildiği kanaatini doğuracak bir ifadeyle bozma yapılmasının yerinde olmadığı gerekçeleriyle itiraz edildiği, Dairemizce 21.11.2012 tarih, 2012/27074 Esas ve 2012/24711 Karar sayılı kararıyla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz dilekçesinin 1 numaralı itiraz sebebinin Yargıtay Ceza Genel Kurulunca sonuca bağlanmasının uygun olduğu, diğer itiraz sebeplerinin ise yerinde görüldüğü belirtilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2012 tarihli itirazının, olayda bilinçli taksir unsurlarının bulunup bulunmadığı yönünden Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun da 2012/12-1562 Esas, 2014/251 Karar ve 13.05.2014 tarihli kararıyla, olayda sanığın suçu bilinçli taksirle işlediği kabul edilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bu yöndeki itirazının reddine karar verilmesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, olayda bilinçli taksirin unsurlarının bulunmadığı şeklindeki itirazı dışındaki diğer itiraz konuları değerlendirildi;
Gereği düşünüldü;
A-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, olayda bilinçli taksirin unsurlarının bulunmadığı yönündeki itirazı dışındaki diğer itirazlarının KABULÜNE,
B-13.06.2012 gün ve 2011/22169 Esas ve 2012/14928 Karar sayılı BOZMA kararının KALDIRILMASINA,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığa TCK’nın 85/1. maddesi ile tayin olunan 2 yıl hapis cezasından, aynı Kanunun 22/3 maddesi gereğince artırım yapılmasına karar verilmiş olup neticede, 2 yıl 8 ay hapis cezası yerine, 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,
2-5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” düzenlemesi için öngörülen koşulların, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlarla birlikte, denetime olanak verecek şekilde, somut gerekçeler gösterilmek suretiyle değerlendirildikten sonra, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin, seçenek yaptırımlardan ve erteleme hükümlerinden önce tartışılıp, uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, kanunun amacına aykırı olacak şekilde, sanığın cezasının ertelenmiş olmasının gerekçe gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA; aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.