YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17776
KARAR NO : 2015/15962
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/92544
Mahkemesi : Gerede (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 02/12/2013
Numarası : 2013/416 – 2013/737
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK’nın 179/2, 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Gerede Sulh Ceza Mahkemesinin 28.06.2010 tarih ve 2010/135 E. 2010/264 K sayılı kararının 13.09.2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın deneme süresi içerisinde 20.06.2013 kesinleşme tarihli kasten yaralama suçunu işlemesi nedeniyle hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair aynı Mahkemenin 02.12.2013 tarihli ve 2013/416 esas, 2013/737 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
Sanık E.. S..’in olay günü idaresindeki aracıyla, orta refüj ile bölünmüş yolda seyir halindeyken, orta refüjün kesildiği ışıksız, dörtlü kavşak alanına geldiği, sola dönmek için sanığın önce orta refüj aralığında durması ve karşı yönden gelen araçlara geçiş önceliği tanıması gerekirken, kontrolsüz bir şekilde dönüşe geçtiği, bu esnada karşı yönden gelen bir araçla tam kusurlu olarak çarpışması neticesi maddi hasarla sonuçlanan olaya neden olduğu, sanığın sadece tedbirsiz ve dikkatsizliğinin, TCK’nın 179/2. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturmayacağı, maddede düzenlenen suçun ancak kasten işlenebilen suçlardan olduğu ve bu suçun oluşabilmesi için aracın kasıt ya da olası kasıtla kişilerin hayat, sağlık ve malvarlığı açısından tehlike yaratacak bir şekilde sevk ve idare edilmesi gerektiği, somut olayda sanığın eylemi taksirle işlediği anlaşılmakla, kastının bulunmaması nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesi,Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.