YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18419
KARAR NO : 2015/9796
KARAR TARİHİ : 04.06.2015
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
29.08.2008 günü saat 17.00 sıralarında sürücü …sevk ve idaresindeki ….plaka sayılı otobüs ile …istikametinden… istikametine seyrederken, olay mahalline geldiğinde, ıslak zeminde aracını kaydırarak seyrine göre, en sol şeride geçip, karşı istikametten gelen sürücü … sevk ve idaresindeki araçlara çarpması sonucu, ölüm ve yaralanma ile sonuçlanan kazanın meydana geldiği, sanık … kullandığı aracın mülkiyeti …. Ltd.Şti’ne ait olup, kiralama sözleşmesi ile … turizme şoförlü olarak kiraya verildiği, sanık… hakkında yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında, otobüs sahibi firmanın “Karayolu Taşıma Kanunu’nun taşımacının yükümlülüğünü düzenleyen 7. maddesinde, “Taşımacı, yolcuların sağlıklı, rahat ve güvenli bir yolculuk yapmasını sağlayacak tedbirleri almak, yolcu ve eşyayı taahhüt ettiği yere kadar götürmekle yükümlüdür. İlgili mevzuat hükümlerine uygun bir taşıtı, nitelikli şoför ve hizmetli personeli sefere göndermek zorundadır.” hükmüne uymadıkları, bu bağlamda sürücü … kazadan 1 yıl kadar önce E sınıfı sürücü belgesi almış olup yeterli tecrübeye sahip değildir” gerekçesi ile tali kusurlu kabul ettiği, bunun üzerine mahkemece sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulması nedeniyle kamu davası açıldığı ve sanıkların mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşıldığı olayda;
Otobüs şoförü … suç tarihi itibariyle E sınıfı sürücü belgesi sahibi olup, kendi beyanına göre kazadan önce bir yıl süre ile otobüs şoförlüğü yaptığı, Karayolları Taşıma Kanunun 7. madde kapsamında “yetersiz sürücü” olarak tanımlanamayacağı, söz konusu Kanunda yeterli sürücünün kim olduğunun tanımı yapılmadığı gibi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre, sanığın sahibi bulunduğu E sınıfı sürücü belgesi ile otobüs sınıfı araçları kullanabileceği, Kazaya karışan aracın sahibi durumunda bulunan sanıkların, cezaların şahsiliği prensibinden hareketle, söz konusu kazada kusurlarının bulunmadığı, şoför …. yetersiz olduğu iddiasının ancak hukuki sorumluluk kapsamında değerlendirilebileceği gözetilmeden, sanıkların atılı suçtan beraatleri yerine, mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- TCK’nın 53/6. maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, turizm firması sahipliğinin ve limited şirket mesul müdürlüğünün ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı gözetilmeden, sanıkların 3 ay süreyle meslekten yasaklanmasına karar verilmesi,
2- Taksirle işlenen suçların iştirak halinde işlenemeyeceği gözetilmeden, sanıklar hakkında TCK’nın 37/1 maddesi delaletiyle mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.