Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/18790 E. 2014/22937 K. 17.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18790
KARAR NO : 2014/22937
KARAR TARİHİ : 17.11.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : İmar kirliliğine neden olmak
Hüküm : 1-Sanık … hakkında, TCK’nın 64. ve CMK’nın 223/8. maddesi gereğince açılan davanın düşmesi.
2-Sanık … hakkında, TCK’nın 184/5. ve CMK’nın 223/8. maddesi gereğince açılan davanın düşmesi.

İmar kirliliğine neden olmak suçundan sanıklar hakkında açılan davanın düşmesine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında açılan davanın düşmesine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
13/11/2014 günü Ulusal Yargı Ağı Sisteminden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanık …’ın hükümden önce 13/06/2011 tarihinde öldüğü, bu nedenle sanık hakkında verilen düşme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla,
Yapılan yargılama sonunda, sanığın hüküm tarihten önce öldüğü, karar yerinde gösterilen delillerle sübuta erdiğinden, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, düşme kararının yerinde olmadığına ilişkin, temyiz itirazlarının reddiyle, düşmeye ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında açılan davanın düşmesine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu’nun 03.07.1987 tarih ve 3492 sayılı kararıyla 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen bölge içerisinde yer alan, Bodrum ilçesi, … mahallesi, 26 pafta, … ada, … sayılı parselde yer alan ve tapuda özel mülkiyete konu olan araziye, bodrum+zemin+2 katı olacak şekilde 3 adet blok inşaatın yapılmak istendiği, arazi maliki olan … ile … Ltd. Şti. arasında 29.12.2008 tarihli kira karşılığı inşaat yapım sözleşmesi imzalandığı ve … Ltd. Şti. isimli firmanın yetkili sorumlusu olan sanık … tarafından başlatılan inşaatta ilgili Koruma Bölge Kurulu görevlilerince
yapılan denetim sonrası düzenlenen 22.06.2009 tarihli raporda, ilgili Koruma Bölge Kurulu’ndan izin alınmadan, bodrum katı otopark olan bir yapılaşmanın yapımına başlandığının belirtildiği, bu rapor üzerine ilgili Koruma Bölge Kurulu’nun 25.06.2009 tarih ve 5100 sayılı kararıyla, izinsiz inşai faaliyete başlayan sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, sanık …’nın yetkili sorumlusu olduğu firma tarafından hazırlanan projenin Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 29.07.2009 tarih ve 5179 sayılı kararıyla uygun bulunduğu, her ne kadar izin alınmadan başlanılan inşaat için hazırlanan proje ilgili Koruma Bölge Kurulu’nca onaylanmış ise de, onaylı projede belirtilmiş çekme mesafesine aykırı olacak şekilde bodrum kata otopark yapıldığının tespit edildiği ve bu nedenle sanık hakkında Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 29.11.2010 tarihli iddianame ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı ve bu davanın Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/1235 Esas sayılı dosyası üzerinden görülmeye başlandığı, ilgili Koruma Bölge Kurulu görevlilerince olay yerinde yapılan 29.04.2010 tarihli denetimde de, yapının onaylı projesine aykırı olarak binanın çekme mesafesine tecavüzlü olarak uygulamalar yapılmış olduğunun, duvarlar arası uzunlukların olması gerekenden daha fazla olduğunun, projede olmayan girintilerin yapıldığının, bina içindeki kimi merdivenlerin yapılmadığının, yapılanların da döner merdiven yerine, tek kollu merdiven şeklinde yapıldığının, kapı ve pencere doğramalarının da ahşap yerine pvc malzemeden yapıldığının tespit edildiği, bu tespit üzerine de, ilgili Koruma Bölge Kurulu’nun 05.05.2010 tarih ve 6046 sayılı kararıyla sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 21.03.2011 tarihli iddianame ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olmak suçlarından sanık hakkında davanın açıldığı ve Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/116 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada, 19.07.2011 tarihinde verilen Birleştirme Kararıyla, her iki davanın 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/1235 Esas sayılı dosyası üzerinden görülmesine karar verildiği, her ne kadar yargılama sonunda mahkemece, sanığın üzerine atılı eylemlerin, Belediye sınırları içerisinde gerçekleşmesi nedeniyle, imar kirliliğine neden olmak suçuna konu olabileceği, bu nedenle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunda hüküm kurulmasına yer olmadığı ve Bodrum Belediyesi’nin 03.06.2013 tarihli yazısında, A ve C bloktaki aykırılıkların devam ettiğinin, ancak B bloktaki aykırılıkların giderilmiş olduğunun belirtilmesi nedeniyle de TCK’nın 184/5 ve CMK’nın 223/8 maddeleri uyarınca imar kirliliğine neden olmak suçundan açılan davanın düşmesine karar verilmiş ise de;
Sanığın sabit görülen onaylı projeye aykırı uygulamalarının, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu ile imar kirliliğine neden olma suçlarını oluşturduğu, sanık hakkında özel normun önceliği ilkesi gereği 2863 sayılı Kanun uygulanarak hüküm tesisi gerekirken, aykırılıkların giderildiği gerekçesiyle imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davanın düşürülmesine ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan bir karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın yerinde olmadığı, olay yerinde yapılan 30.03.2012 tarihli keşfe iştirak eden inşaat mühendisi, arkeolog ve kadastro teknisyeninden alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, yapılan aykırılıklarının tamamiyle giderilmediği, mimari projede otopark olması gereken B Blok zemin katındaki 60 m2 genişliğindeki alanın depo olarak kullanıldığı, duvarlar arasındaki mesafenin 6-7 cm. artmış olduğu, otopark çıkış rampası ve bu rampaya çıkan bodrum kattaki yolun bir kısmının çekme mesafesi içerisinde kaldığı ve dış görünümü etkileyen ilave yapıların yapılmış olduğu, her ne kadar sanığın verdiği ifadelerde, davaya konu uygulamaların kendileri tarafından yapılmadığını, inşaatı projeye uygun şekilde teslim ettiklerini, aykırı uygulamaların kiracılar tarafından yapılmış olabileceğini beyan etmiş ise de, bilirkişi raporunda tespit edilen ilave yapılar haricindeki uygulamaların, sonradan yapılamayacak, inşaatın yapımı ile ilgili uygulamalar olduğu, sanığın ifadesinin inandırıcı bulunmadığı ve eyleminin sabit görüldüğü, bu nedenlerle sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, sanık … hakkındaki düşme hükmünün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.