YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19132
KARAR NO : 2015/18070
KARAR TARİHİ : 23.11.2015
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 16.628,77 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Davacının Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 10/07/2012 tarihinde gözaltına alındığı, 12/07/2012 tarihinde tutuklandığı ve davacı vekilinin tutukluluğa itiraz talebini değerlendiren … Ağır Ceza Mahkemesinin 23.07.2012 tarih, 2012/696 değişik iş sayılı kararı ile tahliye ile birlikte davacı hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 109/3-a maddesi gereğince yurtdışı çıkış yasağı konulmasına karar verildiği, ancak anılan yurtdışı çıkış yasağının hangi tarihte kaldırıldığının ilgili adli makamlardan resmi yoldan araştırılıp saptanması yerine, davacı vekilinin yurtdışı çıkış yasağının 01/04/2013 tarihinde kaldırıldığına ilişkin beyanına itibar edilerek ve 5271 sayılı CMK’nın 141 ve devamı maddelerinde ”suç soruşturması ve kovuşturması sırasında” gerçekleşen koruma tedbirlerine ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceği belirtilmekle birlikte madde metninde bu aykırılıkların tahdidi şekilde sıralanmış olması ve 5271 sayılı CMK’nın 141. maddesine 6545 sayılı Kanun’un 70. maddesi ile 18.06.2014 tarihinde eklenen 3. fıkrasında belirtilen ‘’Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.’’ Şeklindeki hükmün de dava ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girdiği ve bu kapsamda davacı hakkında tutuklama işleminden sonra uygulanmasına karar verilen yurt dışı çıkış yasağı işleminin madde kapsamında değerlendirilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davacı yararına gözaltına alındığı ve tahliye olduğu tarihler arasında kalan süreyi kapsayacak şekilde maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceği gözetilmeden, davacı vekilinin yurtdışı çıkış yasağının 01/04/2013 tarihinde kaldırıldığına ilişkin beyanına itibarla, 10/07/2012 ila 01/04/2013 tarihleri arasında kalan sürenin tamamı üzerinden maddi ve manevi tazminata hükmolunması,
2…Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacı hakkında 11.02.2013 tarih ve 2012/586 soruşturma sayılı dosya kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın 25/03/2013 tarihinde bizzat davacıya elden tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, maddi tazminata esas alınan serbest meslek makbuzunun ise, 02/04/2013 tarihli olduğu, dolayısıyla serbest meslek makbuzunun takipsizlik kararından sonra tanzim edildiği, ayrıca makbuzun hangi dosya ile ilgili olarak düzenlendiğinin belli olmadığı ve üzerinde herhangi bir ibarenin de bulunmadığı gözetilerek, davacı tarafından anılan soruşturma nedeni ile vekiline ödediği belirtilen 10.000 TL vekalet ücretinin vergi kayıtlarına işlenmiş olup olmadığı ilgili Avukatın bağlı bulunduğu vergi idaresinden sorularak varsa buna ilişkin bilgi ve belgeler ile ilgili avukatın tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacıya (şüpheliye) sağladığı hukuki yardımlara ilişkin bilgi ve belgelerin aslı veya onaylı örnekleri tespit edilip dosyaya getirtilerek sonucuna göre, dava konusu vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınıp alınamayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu serbest meslek makbuzundaki miktarın maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınması,
3-Yapılan temyiz incelemeleri sırasında, aynı konu ve tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla dava açıldığının tespit edilmesi nedeniyle, hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, davacı lehine aynı konu ve tutuklama nedenine dayalı açılmış başka dava bulunup bulunmadığının, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden sorgulanıp, ilgili …nden sorularak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Kabule göre de;
a-)Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
b-)Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmında yer verilen oranlar üzerinden, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
İsabetsiz olup, davalı ve davacı vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.