Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/19261 E. 2015/12212 K. 30.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19261
KARAR NO : 2015/12212
KARAR TARİHİ : 30.06.2015

Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Beraat

Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 20.07.2010 olarak gösterilmesi gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş olup bozma nedeni sayılmamıştır.
11.06.2010 tarihinde ölen …, karın ağrısı, bulantı ve kusma şikayetleri ile eşi …. tarafından … Hastanesi’ne götürüldüğü, safra kesesinde taş tanısı konularak 14.06.2014 tarihinde sanık doktor … tarafından laparoskopik kolesistektomi operasyonu uyguladığı, hastada post op 1. günde umblike düzeyde fasia üstünde instimal içerik biriktiğinin tespit edilip ölenin, 15.06.2010 tarihinde ileumda 30 cm barsağın ön yüzünde perfore olduğunun tespit edilip sanık tarafından müdahale edildiği, 16.06.2010 tarihinde, hastanın ASA III olması yani kilo, diyabet, var olan kardiyak şikayetler nedeniyle oluşabilecek septik tablo ve takibinde mutlak gerekli olan yoğun bakım şartlarının ve desteğinin sağlanması için Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevkinin yapıldığı ve tedavi sırasında burada 22.06.2010 tarihinde öldüğü olayda,
Malatya İnönü Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nin 2092052 dosya sayılı ekiprizinde, ”dış merkezde gelişen laparaskopi kolesistektomi ve gelişen barsak yaralanması nedeniyle tekrar opere edilen hasta genel durum bozukluğu ve yara yeri enfeksiyonu nedeniyle başvurdu. GAA eski insizyonu kullanılarak yapılan laparatomide, eksplorasyon esnasında ince barsak primer sütür atılan bölgede minimal intestinal içerik olduğu gözlendiği, Primer sütür edilen yerde sütür yetmezliği olduğu gözlendiği, batının yıkandığı aspire edildiği uç ostomi yapılmaya karar verildiği, Primer sütür edilen yerin proksimali ve distali lineer staplerle kapatılıp eksize edildiği, distal intestinal güdük 3/0 prolenle stapler hattı kapatıldığı, proksimal uç sağ üst karanda ostom şeklinde dışarı çıkarıldığı, Enfekte ve nekrotik fasya debride edildiği Batın-Bogpota torbasıyla kapatıldığı pelvise bir adet dren bırakıldığı, Hasta yoğun bakıma alındığı Vital takip yapıldığı, Tansiyonları düşen hastaya destek tedavidi başlandığı Müdahaleye rağmen ex olduğu”nun belirtildiği, 26.01.2011 tarihli Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi raporuna göre, ”11.06.2010 tarihinde rahatsızlanarak Kaldırıldığı Malatya … Hastanesi’nde Genel Cerrahi Uzmanı olarak görev yapan Dr. .. tarafından 14.06.2010 tarihinde koleksistektomi ve 15.06.2010 tarihinde ileuma primer sütür ve bridektomi ameliyatları uygulandıktan sonra, genel durumunun kötüleşmesi üzerine 16.06.2010 tarihinde sevk edildiği Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde 22.06.2010 tarihinde öldüğü ve defin ruhsatı düzenlendiği bildirilen ölen hakkında, Laparoskopik koleksistektomi ameliyatını izleyen ince barsak yaralanması ve sonrasında gelişen komplikasyonlar (yara enfeksiyonu – intraabdominal sepsis) sonucu ölümün meydana gelmiş olduğu, söz konusu ince barsak yaralanmasının laparoskopik kolesistektomi ameliyatlarında beklenen komplikasyonlardan olup, erken dönemde tespit edilmesi nedeniyle Dr. …e atf-ı kabil kusur olmadığının” belirtildiği, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Ögretim Üyesi tarafından düzenlenen 29.12.2010 tarihli rapor ve 10.06.2011 tarihli ek raporda ise, ”Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun inceleyip raporunda aktardığı tıbbi belgelerin kaydında eksiklik olduğu ve bu eksikliğin safra kesesinde taş olduğu izlenimini yarattığı ancak ilk ultrason raporunda da yalnız taş şüphesinden söz edilmiş ikinci raporda ise safra kesesinin boş olduğu belirtilmiş olup bu bilgiler ışığında safra kesesi ameliyat kararının bilimsel verilerle desteklemediği ve 1. İhtisas Kurulu raporunda ameliyatın gerekliliği ile ilgili hiçbir yorum yapılmayarak eksik değerlendirmede bulunulduğu, 1. İhtisas Kurulu raporunda barsak delinmesi komplikasyon olarak değerlendirilmiş olup bu komplikasyonun erken dönemde tespit edilip müdahale edildiği ifade edilmekle birlikte ikinci müdahalede yalnız dikiş atmakla yetinilmesi dikkate alındığında, 1. ihtisas kurulu raporunda ikinci müdahaleye kadar geçen 38 saatlik sürenin değerlendirilmediği, erken dönemde müdahale edilmiş olsa idi primer onarım yapılmasının mümkün olduğu ancak erken dönemde müdahalenin söz konusu olmadığı”nın belirtildiği, mahkemece anılan iki rapor arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan alınan 03.10.2013 tarihli raporda” Kişinin karın ağrısı, bulantı, kusma şikayeti ile götürüldüğü Malatya … Hastanesi’nde muayenesinin ve gerekli tetkiklerin yapılarak konulan tanının uygun olduğu, ameliyatta oluşan ince barsak yaralanmasının laparoskopik kolesistektomi ameliyatlarında beklenen komplikasyonlardan olup, erken dönemde tespit edildiği, gerekli cerrahi ve tibbi tedavisinin yapıldığı, takiplerinin düzenli olarak yapılmış olduğu, gelişen komplikasyonlar nedeni ileri tetkik ve tedavisi için İnönü Ünivesitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Kliniği ile görüşülerek hastanın uygun bir şekilde sevkinin yapıldığı da dikkate alındığında; kişinin muayene, tetkik ve tedavisini yapan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. … atf-ı kabil kusur bulunmadığı” nın oybirliği ile mütalaa olduğunun belirtildiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç yönünden sanığın taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin beraat kararının kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 30/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.