Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/20507 E. 2015/14676 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20507
KARAR NO : 2015/14676
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/123240
Mahkemesi : Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 18/02/2014
Numarası : 2013/551 – 2014/65
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı;
Belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10.03.1978 tarih, A-1013 sayılı kararıyla tescil edilen ve Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 08.09.1993 tarih, 1751 sayılı kararıyla 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen bölge içerisinde yer alan Aksaray ili, … kasabası, … sınırları içerisinde yer alan ve sanık adına kayıtlı olan 5941 sayılı parselde, sanık tarafından izin alınmadan tek katlı, briketten ahır inşaatına başlandığı, bu durumun Aksaray Müze Müdürlüğü görevlilerince tespit edilmesi üzerine sanık hakkında soruşturmaya başlanıp, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, davaya konu taşınmazın tapu kaydında, taşınmazın sit alanı ilan edilen bölge içerisinde yer aldığına ilişkin şerhin mevcut olmadığı, ancak sanığın verdiği 12.04.2010 tarihli ifadesinde bölgenin 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer aldığını bildiğini beyan ettiği, ayrıca sanık hakkında suç duyurusunda bulunulan Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 15.02.2010 tarih, 3538 sayılı kararında, inşaatı devam eden samanlığın sonraki denetimde bitirildiğinin, çatısının da tamamlandığının tespit edildiği, bu nedenlerle sanığın izinsiz uygulamaları yaptırdığı binasının 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunduğunu bildiğinin kabul edilmesi gerektiği, sanık ifadeleri ve 06.01.2014 tarihli olay yeri keşfi tutanağından anlaşılacağı üzere, sanığın izin almadan yaptırdığı binayı kaldırmadığı ve halen kullanılmakta olduğu, bu nedenlerle sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 65/b. maddesi kapsamında fiziki ve inşai müdahale niteliğinde olduğu anlaşılmakla,
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, anılan hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının onuncu paragrafı hükümden çıkarılarak yerine “Sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, 53/1-e maddesinin ise uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde düzeltilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.