YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21284
KARAR NO : 2015/10070
KARAR TARİHİ : 08.06.2015
Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
02/07/2012 tarihli talimat mahkemesindeki duruşmada, katılma isteminde bulunmasına rağmen, bu konuda herhangi bir karar verilmeyen şikayetçinin, CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi hakkında karar verilmeyenler sıfatıyla hükmü temyiz hakkının bulunduğu, eşinin yaralanması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçinin CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin sübuta, katılan vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Gece saatlerinde, meskun mahaldeki aydınlatması bulunan bölünmüş yolda, sanığın idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında ışık kontrollü kavşağı geçtiği sırada aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağındaki kaldırımda bulunan yaya …’a çarpması sonucu yayanın açık çökme fraktürü, fronto temporal parietal ve orbita sağ yan duvar fraktürü ve subdural + epidural hematom oluşacak şekilde yaralandığı, 27.10.2011 tarihli rapora göre olay nedeniyle %98 oranında özürlü kalan yayanın 10.11.2011 tarihinde öldüğü dosya arasında bulunan nüfus kaydından anlaşılmakla, kaza ile yayanın ölümü arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığı konusunda yayanın tedavi evraklarının temini ile … Kurumundan rapor alınarak, nedensellik bağının tespit edilmesi halinde sanığın eyleminin TCK’nın 85/1. maddesi kapsamında kalacağı gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1.) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saiki” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2.) Mağdur …’ın kemik kırığı yanında hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmış olması nedeni ile artırım hükümleri arasında TCK’nın 89/2-e maddesinin gösterilmemesi sureti ile CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3.) Sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi sureti ile CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4.) Gerekçeli karar başlığında katılan …’ın gösterilmemesi ve 02/06/2011 olan suç tarihinin 02/03/2011 olarak gösterilmesi sureti ile CMK’nın 232/2. maddesinin (b ve c) fıkralarına aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.