YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22210
KARAR NO : 2015/15987
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/181047
Mahkemesi : Tunceli (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
Tarihi : 25/03/2014
Numarası : 2014/49-2014/83
Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanık hakkındaki davanın düşmesine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
15.12.2013 günü saat 18.00 sularında geçirdiği trafik kazası sonucunda humerus üst uç kırığından dolayı hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanan katılan mağdur Gülşen’in, kazanın hemen akabinde tedavisi için götürüldüğü Tunceli Devlet Hastanesi Acil Servisinden taburcu edileceği esnada, kaza saatinden yaklaşık 6 saat 20 dakika sonra ve gece vakti, iki polis memurunca hazırlanan, “Tutanak” başlıklı, “15.12.2013 günü saat 18.08 sıralarında TDH Acil Servisine ‘Yaralamalı Trafik Kazası’ olayı nedeni ile getirilen…Gülşen… isimli şahsın olaya ilişkin ifadesine başvurulması için 80-22 kod nolu ekip olarak günün nöbetçi hekimi tarafından şahsın taburcu edileceği bilgisi alınmış, şahıs konuya ilişkin ifade vermesi için Polis Merkezine davet edilmiş; ancak, şahıs; kazadan dolayı ağrılarının olduğunu, şu an ifade veremeyecek durumda olduğunu, konuya ilişkin kimseden davacı-şikayetçi olmadığını, olay esnasında yalnız olduğunu, daha sonra ifade için Polis Merkezine geleceğini beyan etmiş olup, iş bu tutanak tarafımızca tanzimle imza altına alınmıştır.” ibarelerini içeren belge, mağdur tarafından imzalanmış ve mağdurun, duruşmada alınan, “…İmza bana aittir, ben olayın şokuyla bir şeyimin olmadığı söylenince şikayetten vazgeçtiğimi polislere söylemiştim.” şeklindeki ifadesiyle anılan belge içeriği doğrulanmış ise de,
“Tutanak” başlıklı belgenin hazırlandığı saat ve içeriğinde yer alan ibareler, dosyada mevcut mağdur hakkındaki doktor raporları ile birlikte nazara alındığında, fiziksel rahatsızlığı ve yaşadığı travmanın etkileri henüz geçmeden beyanı alınan mağdurun, özgür iradesine dayalı olarak hareket ettiği kabul edilemeceği gibi, söz konusu belgenin hazırlandığı ve mağdurun imzasının alındığı sırada, mağdura CMK’nın 234. maddesindeki yasal haklarının da hatırlatılmaması karşısında, mağdurun, gerek yasal hakları açıklanarak polis memurlarınca yazılı ifadesinin alındığı 23.12.2013 tarihinde gerek 25.03.2014 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmesinden dolayı soruşturmada ve kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleştiği kabul edilerek, yargılamaya devamla, davanın esası hakkında bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, kolluk görevlilerinin, Cumhuriyet savcısının talimatına uygun olarak mağdurun ifadesinin alınamama nedenine ilişkin düzenledikleri “Tutanak” başlıklı belge, yanılgılı değerlendirmeye tabi tutulup, bu belgeye atıfla, mağdurun soruşturma evresinde şikayetinden vazgeçtiği ve vazgeçmenin de sanık tarafından kabul edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.