Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/2240 E. 2014/12830 K. 27.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2240
KARAR NO : 2014/12830
KARAR TARİHİ : 27.05.2014

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Hüküm : 20.867,67 TL maddi ve 24.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak miras payları oranında davacı mirasçılarına verilmesi

Davacıların tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat davasının dayanağını oluşturan İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/365-2010/90 Esas, Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinden; sanığın (davacının) kasten öldürme suçundan beraatine hükmedildiği, hükmün Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından 28.06.2011 tarihinde onanarak kesinleştiği, davanın işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanunun 2. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, hükmedilen tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nisbi yerine maktu vekalet ücreti tayini temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dava dilekçesinde faiz talebi bulunmadığı, ancak davacılar vekilinin 02.02.2012 havale tarihli dilekçe ile tazminatlara yasal faiz işletilmesi talebinde bulunduğu anlaşılmakla faize bu tarih yerine, tutuklama tarihinden itibaren hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükümdeki “26.03.2005” ibaresi çıkartılıp, “ıslah tarihi olan 02.02.2012” yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.