Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/22481 E. 2015/14542 K. 05.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22481
KARAR NO : 2015/14542
KARAR TARİHİ : 05.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/177456
Mahkemesi : İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 05/03/2014
Numarası : 2011/234 – 2014/192
Suç : Taksirle yaralama

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü, sanığın idaresindeki aracı ile meskun mahalde iki yönlü yolda seyir halindeyken aynı istikamette sinyal verip sola dönüş yapmak için manevra yapan katılanların üzerinde bulunduğu motorsiklete arkadan çarparak, katılanların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları olayda; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, kazaya sebebiyet veren asli kusurlu sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde asgari hadden daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tayin edilen hapisten çevrilme adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan ”TCK’nın 52/2” ibaresinden önce gelmek üzere ”TCK’nın 52/3. maddesi gereğince 150 gün adli para cezasının” ibaresinin ilave edilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarakDÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.