YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22938
KARAR NO : 2015/14970
KARAR TARİHİ : 09.10.2015
Tebliğname no : 3 – 2013/178884
Mahkemesi : Mardin(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
Tarihi : 26/03/2013
Numarası : 2011/1024 – 2013/236
Suç : Kasten yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Kasten yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 2011/41-438 sayılı, 13.09.2011 kesinleşme tarihli, TCK’nın 271/1 maddesi gereğince 6 ay hapis cezasına ilişkin ilamının tekerrüre esas olması sebebiyle sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi. aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Olaydan 9 gün sonra kolluk kuvvetlerine müracaat eden müşteki İ.. Ç..’nın, olay günü eşiyle birlikte araçla trafikte seyrettiği ve virajlar mevkiine geldiğinde, önceden tanıdığı sanığın kullandığı araçla önünün kesilmesi suretiyle durdurulduğu, sanığın araçtan inerek müştekinin yanına gittiği ve müşteki ve müştekinin eşi olan tanık H.. Ç..’nın beyanına göre olay sonrasında ele geçirilemeyen sopa ile darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde müştekiyi yaraladığı, söz konusu olay ile ilgili sanık beyanında; öncesinden aralarında husumet olan müştekinin aracı, kendisinin aracına çarpınca bu aracın önünde durduğunu, aralarında ağız münakaşası olduğunu ve müştekiye bir tokat attığını, ancak müştekiye sopa ile vurmadığını belirttiği, tanık H.. Ç.. ise, eşinin arkadaşı olan sanığın olay mahalli 1. virajlarda bir araç ile yanlarında giderek kendilerini sıkıştırdığını, sonrasında önlerini kestiğini, sanığın aracın şoför kısmından sopa alarak müştekiye vurduğunu beyan ettiği iddiaların kasten yaralama suçu yönünden doktor raporu ile doğrulanmış olmakla belirtilen suçun işlendiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, dosya içeriğinden sanık beyanlarında ismi geçen ve olay sırasında sanığın aracında oldukları sanık tarafından belirtilen M.. N..ile A.. N.. beyanlarının alınmadığının anlaşıldığı, olay ile ilgili dosyada herhangi bir olay tutanağı bulunmadığı, sanık ve müştekinin araçları üzerinde tespit yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı, tüm bu belirlemelere göre olay sırasında sanık tarafından aracında bulundukları belirtilen M..N.. ile A..N.. tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, yine müşteki ve tanık eşi H.. Ç..’nın olay ile ilgili ayrıntılı beyanları alınarak, sadece sanığın aracıyla müştekinin aracının önünü kesmesinin TCK’nın 179/2. maddesinde belirtilen kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde araç sevk ve idare etmek suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun oluşmasına yetmeyeceği de gözetilerek, tüm bu belirlemelerden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi;
Kabule göre de;
2-Sanığın TCK’nın “53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar” diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmek gerektiği gözetilmeden 53. maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA; 09.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.