Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/23384 E. 2015/17551 K. 11.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23384
KARAR NO : 2015/17551
KARAR TARİHİ : 11.11.2015

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 11.08.2011 tarihinde işlediği sabit görülen taksirle öldürme suçundan dolayı TCK’nın 85/1, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanun’un 231/8. maddesi uyarınca 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2011 tarihli, 2011/532 esas, 2011/744 sayılı kararının itiraz edilmeden 14.12.2011 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, … Sulh Ceza Mahkemesinin 22.02.2013 tarihli, 2013/43 esas, 2013/380 sayılı kararı ile 06.01.2012 tarihinde işlediği sabit görülen kasten yaralama suçundan dolayı TCK’nın 86/2, 86/3-a, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince doğrudan 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü 22.02.2013 tarihinde kesinleşen sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak, sanığın savunması alınıp, 24.11.2011 tarihli hükmün CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin… Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2014 tarihli, 2013/203 esas, 2014/154 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
CMK’nın 231/11. maddesi gereğince, sanık hakkında, açıklanması geri bırakılan 24.11.2011 tarihli hükümde bir değişiklik yapılmadan hükmün açıklanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde yeniden hüküm kurulması, uygulamada, aşağıda belirtilen nedenler dışında bir isabetsizlik görülmediğinden; önceki hükmün aksine, TCK’nın 53/6. maddesi gereğince, sanığın sürücü belgesinin 1 yıl 8 ay süreyle geri alınması, bu husus, güvenlik tedbiri olması nedeniyle kazanılmış hak oluşturmayacağından; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun’un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın asli kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu gözetilerek, alt sınır aşılıp hak ve nasafete uygun bir ceza hükmedilmesi yerine, asgari hadden ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusur durumuna, hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine, erteleme hükümlerinin uygulanmamasına, sürücü belgesinin süreli olarak geri alınmasına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saiki” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2- Taksirli suçtan dolayı mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında, kasten işlenen suçlarda uygulama alanı bulunan TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 2. paragrafındaki “sanığın amacı” ibaresinin ve hükmün 6. paragrafının hükümden çıkarılması suretiyle, eleştirilen hususlar dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.