Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/23467 E. 2015/11342 K. 22.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23467
KARAR NO : 2015/11342
KARAR TARİHİ : 22.06.2015

Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Hüküm : 8.319,81 TL maddi ve 36.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Davacı vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Davacı vekilinin 17.01.2014 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmü, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesindeki 1 haftalık yasal temyiz süresi içinde temyiz etmediği gibi, kendisine 06.03.2014 tarihinde tebliğ edilen davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı cevaplarını sunmak suretiyle kararı temyiz ettiğini bildirdiği temyize cevap dilekçesinin de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 433/2. maddesinde öngörülen süre geçtikten sonra 21.03.2014 tarihinde düzenlendiği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak, REDDİNE,
2- Davalı vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesine göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin herhalde hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, davacının tazminat talebine dayanak teşkil eden… Ağır Ceza Mahkemesinin, 2006/159 Esas – 2009/89 Karar sayılı ceza dava dosyası incelendiğinde; beraat hükmünün Yargıtay 1. Ceza Dairesince onanmak suretiyle 29.11.2011 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise 28.06.2013 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, beraat hükmünün kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde açılmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi,
Kabule göre de;
Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacının tutuklu kaldığı süre dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp fazla tayini,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.06.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.