YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3139
KARAR NO : 2014/20329
KARAR TARİHİ : 20.10.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hüküm : Beraat
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, katılan şirketin muhasebe departmanında mali işler müdürü olarak çalışırken 30.11.2011 tarihinde iş akdine son verilen sanığın, işten ayrılmadan önce, şirketin insan kaynakları departmanınca hazırlanan hizmet yılı primi ve saat hediyesine ilişkin “Kıdem Teşvik Prosedürü” başlıklı belgenin, şirket tarafından satın alınan saatlere ilişkin faturalar ile satın alınan saatlerin hangi firma çalışanlarına dağıtıldığını gösteren çizelgelerin, şirketin …adındaki eski çalışanına ödenen yıllık izin ücretine ilişkin belgelerle 4 maaş tutarındaki hizmet yılı prim ödeme belgesinin, hizmet yılı primi uygulaması ile ilgili olarak bazı şirket çalışanlarına ait maaş bordrolarının fotokopilerini, mesleğinin sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle ele geçirip, çalıştığı döneme ait fazla mesai ve yıllık izin ücreti, hizmet yılı primi ile firma tarafından hediye olarak takdim edilen saatin tarafına verilmediğinden bahisle söz konusu alacaklarının tahsili amacıyla 24.04.2012 tarihinde iş mahkemesine dava açtığı ve temin ettiği belge örneklerini de katılan şirket aleyhine açtığı alacak davasına sunduğu iddiasına konu olayda;
Söz konusu fotokopiden ibaret belgeleri, gerektiğinde ilgilisinden temin edebilecek olan mahkeme dışında, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, alacak davasındaki iddialarını delillendirme amacını taşıyan eylemlerinde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığı kabul edilemeyeceğinden,
Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sübuta ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Sanığın üzerine atılı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edildiği halde, sanık hakkında CMK’nın 223/2-a maddesi yerine aynı Kanun’un 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmesi,
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi gereğince, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına 1.350 TL maktu vekalet ücretine hükmedilerek, 30 TL fazla vekalet ücreti tayin edilmesi ve hükmedilen maktu vekalet ücretinin, devlet hazinesi yerine, katılandan alınmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 1 ve 2. bentlerinin “Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu anlaşıldığından, CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince, sanığın beraatine,”, “Beraat eden ve kendisini aynı vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. maddesi gereğince, 1.320,00 TL maktu vekalet ücreti tayin edilmesine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.